YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13570
KARAR NO : 2023/1276
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli 2020/166 Esas, 2020/309 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.02.2021 tarihli ve 2020/2523 Esas, 2021/330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın üzerinde, ikamet ve eklentilerinde yapılan arama işlemleri neticesinde ele geçen madde çeşitliliği, sanığın sosya-ekonomik durumu, ikamet içerisinde hassas terazi ele geçirilmesi ve sanığın her
gün esrar maddesi kullandığını beyan etmesine, ele geçirilen uyuşturucu maddeler arasında esrar maddesi de olmasına rağmen sanığın idrar örneklerinde esrar etken maddesine rastlanılmaması, ele geçen madde miktarının kişisel kullanım sınırının üzerinde olması karşısında elde edilen maddeleri uyuşturucu madde ticareti yapmak için bulundurduğunun kabulü gerektiği, sanığın yargılama aşamasında uyuşturucu maddeyi Ödemişli …’dan ve tanık E. D.’dan aldığını söylediği, bu hususun araştırıldığı ancak Ödemişli … olarak belirtilen şahsın tespitinin mümkün olmadığı ve tanık E.’ın suçlamayı kabul etmediği, sanığın atfi curum niteliğinde beyanı dışında uyuşturucu maddeyi tanıktan aldığına dair bir delil de bulunmadığı bu haliyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin,
A. Suçun vasfına, sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kısmının tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması,
C. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri
yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.02.2021 tarihli ve 2020/2523 Esas, 2021/330 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
A. Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarına “…. geri kalan miktarın tamamının sanıktan tahsiline” ibarelerinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibarelerinin eklenmesi,
B. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerlerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerden sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları ile 3 üncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.02.2023 tarihinde karar verildi.