YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14779
KARAR NO : 2022/12783
KARAR TARİHİ : 06.12.2022
Mahkeme : ADANA Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarih,
2020/2 esas ve 2020/426 sayılı mahkûmiyet hükmü
2- a) Sanık … hakkında istinaf talebinin esastan reddi
b) Sanık … hakkında istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar müdafilerinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteklerinin, 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi uyarınca hükmolunan cezaların süresine göre reddine karar verilerek, duruşmasız inceleme yapılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanıklar müdafilerinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükümlerin hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
1-Sanık … hakkında verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının incelenmesinde:
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf talebinin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2- Sanık … hakkında verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararının incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin son cümlesinin yollamasıyla Bölge Adliye Mahkemelerinin istinaf incelemesi sonucunda “düzeltilerek esastan ret” kararı verebileceği hallerin CMK’nın 303. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c), (d) (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde sınırlı olarak gösterilmesi karşısında;
Duruşma açmaksızın sanık hakkındaki hükümden TCK’nın 43 maddesinin çıkartılmasının CMK’nın 303. maddesinin 1.fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup, bölge adliye mahkemesi kararı hukuka aykırı bulunduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, suçun niteliğine, bozma sebeplerine, tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
06/12/2022 tarihinde sanık … yönünden oy birliği ile, sanık … yönünden ise üye Dr. …’in karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/426 K. sayılı kararıyla, sanık …’in 19.11.2019 ve 21.11.2019 tarihlerinde işlediği sabit görülen uyuşturucu madde ticareti yapmak suçlarından dolayı TCK’nın 188/3, 43/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş;
Hükmün istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2021/614 sayılı kararıyla, sanığın eyleminin tek suç oluşturduğu gözetilmeden TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu durumun 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a ve 303/1-c maddeleri uyarınca yeniden duruşma açılmaksızın düzeltilmesinin mümkün bulunduğu belirtilerek, ilk derece mahkemesi hükmünden TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına dair kısımların çıkartılması ve yerine “Sanık hakkında 19/11/2019 tarihli eylemin sabit görülmemesi nedeniyle hakkında koşulları oluşmadığından TCK 43. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde; CMK’nın 280/1-a bendinin son cümlesinin yollamasıyla, bölge adliye mahkemelerinin istinaf incelemesi sonucunda “düzeltilerek esastan ret” kararı verebileceği hallerin CMK’nın 303. Maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde sınırlı olarak gösterilmesi karşısında, “duruşma açmaksızın sanık hakkındaki hükümden TCK’nın 43. maddesinin çıkartılmasının CMK’nın 303. maddesinin 1. fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceği” gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
CMK’nın 280/1-a maddesinde, “Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; ilk derece mahkemesinin kararında … 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, …karar verir.” denilmekte;
Mezkur hükmün atıfta bulunduğu 303.maddenin 1 (a) bendinde; hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate … hükmolunması gerekirse” bölge adliye adliye mahkemesinin davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebileceği belirtilmekte;
CMK’nın 223/2. fıkrasında ise, “Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, Hallerinde verilir.” hükmü yer almaktadır.
Belirtilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince TCK’nın 43. maddesinin uygulandığı durumlarda, bölge adliye mahkemesince yapılan incelemede, ilave bir araştırma yapılmasına ihtiyaç duyulmaksızın, dosyada mevcut delillere dayanılarak 43. maddenin uygulanmasına esas teşkil eden eylem(ler)le ilgili olarak CMK’nın 223/2. fıkrasında sayılan hallerden birinin mevcut olduğuna kanaat getirilmesi durumunda; CMK’nın 280/1-a ve 303/1-a maddelerinin verdiği yetki uyarınca duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesi hükmünden TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Nitekim somut olayda, ilk derece mahkemesinin zincirleme suç teşkil ettiğini değerlendirdiği 19.11.2019 tarihli eylemle ilgili olarak; bölge adliye mahkemesince, söz konusu eylemin sabit görülmediği belirtilmiş, bu suretle esasen “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate hükmolunması gerektiği” kanaati izhar edilmiştir.
Bu itibarla; CMK’nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca, temyiz talebine konu olayda Adana Bölge Adliye Mahkemesi’nin duruşma açmadan “hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verebileceği görüşünde olduğumdan; sanık … müdafiinin temyiz talebinin esastan incelenmesine geçilmesi gerekirken, duruşma açılmadan karar verildiği gerekçesiyle, bölge adliye mahkemesi hükmünün, diğer yönleri incelenmeksizin bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. 06.12.2022