Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/15222 E. 2023/8955 K. 23.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15222
KARAR NO : 2023/8955
KARAR TARİHİ : 23.10.2023

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık … müdafiinin süresinde temyiz ettiği, sanık …’nın ceza infaz kurumundan gönderdiği 07.03.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiği, sanığın temyiz süresi geçtikten sonra 22.06.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz içerikli ve temyizden vazgeçme talebinin geçersiz sayılmasına ilişkin dilekçe gönderdiği, bu dilekçelerin “vazgeçmeden dönme” niteliği taşıdığı, temyizden vazgeçmeden dönmenin temyiz süresi içinde mümkün olması, temyiz süresi geçtikten sonra vazgeçmenin geri alınmasının mümkün olmaması nedeniyle sanık … yönünden inceleme yapılmamıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği diğer temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2020 tarihli ve 2019/286 Esas, 2020/305 Karar sayılı kararı ile;
Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 188 inci maddesinin altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 18.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/123 Esas, 2021/1013 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Aynı olayla ilgili olarak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan devam eden dosya olduğundan, mükerrer dava olduğuna,

2. Etkin pişmanlık hükmü uygulanması gerektiğine,
3. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin gerçekleştiği tarihte suç teşkil etmeyen bir suç dolayısıyla sanık hakkında ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Suç konusunun hukuka uygunluğu noktasında kaçınılmaz bir hataya düşüldüğüne,
3. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Sanığın üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
5. Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
20.02.2019 tarihinde sanık …’ın suça konu MDMA etken maddesini içeren uyuşturucu maddeyi kargo vasıtasıyla tanık Batuhan A.’ya gönderilmek üzere kargo şirketine teslim ettiği, kolluk görevlilerince maddenin ele geçirilmesi suretiyle sanık …’ın üzerine atılı uyuşturucu madde ticaretini yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanık … hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine rağmen yeniden suç işlemesi, sanığın sabıkalı oluşu, geçmişi ve suç işlemeye meyilli kişilik özellikleri nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
07.03.2019 tarihinde meydana gelen olay ile ilgili olarak iletişim tespit tutanakları, fiziki takip – tarassut ve görgü tespit tutanağı, olay yakalama tutanağı, sanık ifadeleri, yakalanan suç unsuru ve suç unsuru

hakkında düzenlenen ekspertiz raporu, tanık Serkan’ın samimi beyanları ve teşhis tutanağı hep birlikte değerlendirildiğinde, Serkan’ın, sanık …’den 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında olduğu değerlendirilen “Regapen” isimli uyuşturucu etkisi olan ilacı satın aldığı, …’in satmış olduğun Regapen isimli ilaç karşılığında para aldığı, diğer sanık …’nın, … ve Furkan ile iletişim kurarak söz konusu ilacı Serkan isimli şahsa teslimini sağlamaya çalıştığı, bu suretle sanık …’in üzerine atılı uyuşturucu madde ticaretini yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Bilirkişi raporuna göre olayın Bekçioğlu Camiine ikiyüz metreden yakın mesafe içinde gerçekleştiğinin tespit edilmiştir.
21.03.2019 tarihli olayla ilgili olarak, …’nın, … ile iletişim kurarak söz konusu ilacı …’a teslimini sağlamaya çalıştığı, olay günü …’in, tanık Haluk’a teslim ettiği “Regapen” isimli hapları Gazioğlu Eczanesinde eczacı kalfası olan Mustafa’dan temin ettiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği, bilirkişi raporuna göre eylemin gerçekleştiği yerin Alipaşa Camiine ikiyüz metreden yakın mesafe içinde gerçekleştiği tespit edilmiştir.
Sanık …’in sabıkalı oluşu, geçmişi ve suç işlemeye meyilli kişilik özellikleri nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … yönünden;
Sanık … müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın ceza infaz kurumundan gönderdiği 07.03.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiği, temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu, sanığın temyiz süresi geçtikten sonra 22.06.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz içerikli ve temyizden vazgeçme talebinin geçersiz sayılmasına ilişlin dilekçe gönderdiği, bu dilekçelerin “vazgeçmeden dönme” niteliği taşıdığı, temyizden vazgeçmeden dönmenin temyiz süresi içinde mümkün olması, temyiz süresi geçtikten sonra vazgeçmenin geri alınmasının mümkün olmaması nedeniyle sanığın 07.03.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının temyiz incelemesi yapılmamıştır.

B. Sanık … yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına ilişkin yasal koşullarının oluşmadığı, sanığın olay nedeni ile aldırılan kan ve idrar analiz raporu sonucuna göre uyuşturucu madde kullandığı tespit edilmekle, sanığın eylemleri farklı olduğundan mükerrer davadan söz edilemeyeceği anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda, adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
C. Sanık … yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hata hükümlerinin uygulanmasına ilişkin yasal koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1.Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda, adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına yer verilmemesi,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasındaki ölçütler göz önünde bulundurularak işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesi ve aynı Kanun’un 61 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezada kanuni artırım ve indirimlerin, belirlenen bu temel ceza üzerinden yapılması, temel cezada önce artırım sonra indirim hükümlerinin uygulanarak sonuç cezanın belirlenmesi gerektiğini gözetilmemesi,

Değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık … yönünden;
Sanık … müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın ceza infaz kurumundan gönderdiği 07.03.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiği, temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu, sanığın temyiz süresi geçtikten sonra 22.06.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz içerikli ve temyizden vazgeçme talebinin geçersiz sayılmasına ilişlin dilekçe gönderdiği, bu dilekçelerin “vazgeçmeden dönme” niteliği taşıdığı, temyizden vazgeçmeden dönmenin temyiz süresi içinde mümkün olması, temyiz süresi geçtikten sonra vazgeçmenin geri alınmasının mümkün olmaması nedeniyle sanığın 07.03.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık … yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/123 Esas, 2021/1013 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarına “…tahsil edileceğinin” ibarelerinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibarelerinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

C. Sanık … yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve

2021/123 Esas, 2021/1013 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
1. Sanık …’a ilişkin kısmındaki (E) – 3 üncü maddesinin çıkartılması ve yerine “sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren 1/4 oranında artırılarak 18 yıl 9 ay hapis ve 1875 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılması, (E)- 4 üncü maddesinin çıkartılması ve yerine “sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 937 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılması,
2. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarına “…tahsil edileceğinin” ibarelerinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibarelerinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.