Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/16051 E. 2023/2329 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16051
KARAR NO : 2023/2329
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle,
gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2021/33 Esas, 2021/141 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/580 Esas, 2021/865 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün esastan reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
5. Oto ve üst aramasının hukuka aykırı olduğuna,
6. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmaması gerektiğine,
7. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın ….. plakalı araçla eroin alıp babasının ikamet ettiği adrese geleceği yönünde istihbari bilgi edinilmesi üzerine yapılan fiziki takipte, bahse konu adrese sanık ve haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanıklar …., …’in içinde bulunduğu anılan aracın geldiğinin görüldüğü, aracın kolluk görevlilerini fark etmesi üzerine kaçmaya başladığı, takip esnasında önce aracın sağ ön camından daha sonra sağ arka camından iki ayrı cismin atıldığı, araç durdurulduktan sonra kaçış güzergahı kontrol edildiğinde 16,5 gr gelen eroin ele geçirildiği; sanık …’in suça konu bu maddeyi araçtan kendisinin attığını beyan ettiği, yine aynı güzergahta sigara paketi içinde 7,8 gr eroin ele geçirildiği, suça konu bu maddeyi ise tanık…’ın kaçarken kendisinin attığını söylediği; tanık …’in kolluktaki beyanında olay günü kendisinin ve tanık…’ın sanıktan ayrı ayrı 150’şer TL karşılığında eroin satın aldıklarını söylemesi, tanık…’ın kollukta, olay günü sanıktan 150 TL karşılığında eroin aldığını ve polisleri görmesi üzerine satın aldığı eroinin kullanmadığı kısmını yere attığını beyan etmesi, olayın oluş şekli, olay tutanağı ile uyumlu tanıkların kolluk beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 05.11.2020 tarihinde farklı zamanlarda … ile…’a ayrı ayrı eroin satmak suretiyle zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yaptığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkındaki hükümde, şahit numuneler ile suçtan elde edilen ve adli emanete alınmayan para hakkında her zaman müsadere kararı verilmesinin mümkün olduğu hususundaki eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına, 05.11.2020 tarihinde sanığın tanık…’a uyuşturucu madde verdiğine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan suç konusu delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı, tanıklar…, ve …’in soruşturma aşamasındaki beyanları gözetildiğinde; sanığın kolluktaki ikrarı olmasa dahi tanık…’a uyuşturucu madde sattığı sabit olduğundan koşulları oluşmayan etkin pişmanlık hükümlerinin
uygulanmamasının yerinde olduğu alaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanığın 05.11.2020 tarihinde tanık…’a uyuşturucu madde sattığı sabit ise de; zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın aynı gün tanık …’e uyuşturucu madde sattığına dair, kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilemeyen ve uyuşturucu kullandığına ilişkin bir tespit de bulunmayan …’in kolluktaki soyut beyanı dışında kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/580 Esas, 2021/865 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.