Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/18069 E. 2023/8988 K. 23.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18069
KARAR NO : 2023/8988
KARAR TARİHİ : 23.10.2023

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği

temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2021 tarihli ve 2020/267 Esas, 2021/193 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/2323 Esas, 2021/2212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Arama kararı dışında bir adresin aranmış olmasından bu adreste elde edilen suça konu malzemeler hukuka aykırı olarak ele geçirildiği ve hükme esas alınamayacağına,
2. Aramadaki ihlalin ifade edilmesine rağmen mahkemenin keşif yapmamış olmasının usule aykırı olduğuna,
3. Dosyada birinci ve üçüncü olay tanıkları dinlenmiş olmasına rağmen sanığın yakalandığı olay tutanak mümzilerinin dinlenilmemesinin usuli eksiklik olduğuna,

4. Sanığın kullanmak amacı ile ele geçen maddeyi satın aldığına dair istikrarlı ve tutarlı beyanları olduğuna,
5. Emanet eşya bürosundan gelen tutanağa göre de bahsi geçen hassas terazinin kırık ve kullanıma müsait olmadığına, böylece suç işlenemeyeceğine,
6. Sanık aleyhine tanık beyanı, parmak izi, çalışır vaziyette hassas terazi, uyuşturucu ticareti yaparken görgüye dayalı bilgi, teknik takip, fiziki takip ve dijital dokümanın dosyada mevcut olmadığına,
7. Mütalaada Ramazan ve …’in üzerinde ele geçirilen maddelerin kullanım sınırında olduğu belirtilmesine rağmen sanıkların biri için ticaret, diğeri için ise kullanmaya göre cezalandırılmasının talep edildiği ve mahkemece bu doğrultuda çelişkili hüküm kurulduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
10.07.2020 tarihli eylem bakımından sanık … savunmasında uyuşturucu madde kullandığını, arama yapılan yerde dedesi ile birlikte kaldığını, ele geçen maddelerin kendisine ait olduğunu beyan ederek üzerine atılı suçu inkar etmiş ise de; sanık üzerinden ele geçen 5 ayrı poşette bulunan 42 gram sentetik kannobinoid sınıfından maddenin nevine göre günlük kullanım sınırının üzerinde bulunduğu, 7 parça halindeki 6.2 gram metamfetamin maddesinin de ele geçmiş olması nedeniyle sanık üzerinde çeşitli nitelikte maddelerin bulunduğu, sanığın yaşadığını beyan ettiği adreste hassas terazininde ele geçirildiği, sanığın polisleri görünce uyuşturucu maddeler ile suç mahallinden ayrılmaya çalıştığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın kendini suçtan kurtarmaya matuf savunmalarına itibar edilmeyerek sanıktan ele geçen uyuşturucu maddeleri satmak amacıyla bulundurduğunun kabulü ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, ezanın kanuni bağlamda uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/385 Esas, 2018/1223 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezasının 15.12.2020 tarihinde kesinleşmesi, yargılama konusu suç tarihinin ise 10.07.2020 olması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin birinci fıkrası gereği suç tarihinden sonra kesinleşen hükmün tekerrüre esas alınamayacağının ve incelenen adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkasının bulunmadığının gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/2323 Esas, 2021/2212 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.