Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/2944 E. 2023/1462 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2944
KARAR NO : 2023/1462
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2020 tarihli ve 2019/188 Esas, 2020/178 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/3002 Esas, 2020/3135 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,
4. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Olayla ilgisi bulunmayan ….’ın cezalandırılmasına karar verilerek …’ın cezasında hatalı olarak arttırım yapılmasına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Hakkında beraat kararı verilen …’ın sanıklar … ve …’a uyuşturucu madde sattırdığı ve …’ın yanında sanık …’nın da bulunduğu bilgisi üzerine 13 Ocak tarihinde sanık … ve …’nın yakalandıkları ve …’nın üzerinde …’a ait olduğunu söylediği uyuşturucu maddeleri ve …’a ait olup sakladıkları uyuşturucu maddelerin yerini gösterdiği ve maddelerin ele geçirildiği ve Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emri ile sanıkların her üçününde beraber kaldıkları beyanları ile sabit olan eve gidildiği ve yapılan aramada kullanım sınırları üzerinde uyuşturucu maddenin ve hasssas terazinin ele geçirildiği; devam eden takip çalışmalarında ise 20 Ocak tarihinde sanık …’ın yakalandığı anlaşıldığından; olayla ilgili sanık …’nın ve sanık …’ın ikrar içeren savunmaları, sanıkların üçünün kaldığı sabit olan evde hassas terazi ve birden fazla çeşitte ve kullanım sınırları üzerinde fişekler halinde uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi ve sanık …’a ait cep telefonu içeriği birlikte değerlendirildiğinde sanıkların iştirak iradesi içerisinde uyuşturucu madde sattıkları gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve suçun sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanık … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına,
5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun’un188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanıkların beraber kaldıkları evde kullanım sınırları üzerinde fişekler halinde ve birden fazla çeşitte uyuşturucu madde ve hassas terazinin ele geçirilmesi anlaşıldığından sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/3002 Esas, 2020/3135 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye …’ın sanık …’ın beraat etmesi gerektiğine, salıverilmesine ve sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanamayacağına, bozmanın bu yönden hakkındaki mahkûmiyet kararı temyize gelmeyen diğer sanık …’ya sirayet ettirilmesine ilişkin karşı oyu ve oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık … hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.02.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sanık … sorgu ve mahkemedeki beyanlarında; 13.01.2019 tarihinde …’nın üzerinde ve kaldıkları suitte ele geçen maddelerin kendisine ait olduğunu, …’ın bulunan uyuşturucu maddelerle alakasının bulunmadığını, olaydan bir gün önce birlikte skank içtiklerini ama …’ın paketleme yapmadığını, paketlemeyi … ile birlikte yaptıklarını, skank içtikten sonra …’ı kız arkadaşı olan …’yı evine bırakması için gönderdiğini, …’da ele geçen cep telefonunda bulunan müşteri bilgilerinin ve notların da kendisine ait olduğunu söylemesi,
Sanık …’ın bütün aşamalarda ısrarla olay tarihinden bir gün önce …, … ve … ile suitte birlikte kaldığını, uyuşturucu kullandığını, ancak paketleme işi yapmadığını, uyuşturucu satmadığını belirtmesi,
… ve …’ın kiraladıkları aracın yanında yakalanmaları sırasında ve akabinde yapılan ev aramasında olay yerinde ve evde …’ın bulunmaması,
…’da ele geçen cep telefonunda …’a ait olduğu belirtilen notlarda sanık …’ın iki yerde isminin geçtiği, yazılan notlardan 25 Aralık 2018 tarihli notta “… 70” ve 07 Ocak 2019 tarihli notta iki ayrı listede ayrı ayrı “… müşteri 2 sigara” şeklinde isminin yer aldığı, bu notlarda ayrıca bir çok ismin yanında bu dava dosyasında yargılaması yapılan ve beraat eden sanık … ile suitte beraber kaldıklarını belirttikleri ve …’ın kız arkadaşı olan ….’nın da isminin bulunduğu göz önüne alındığında, söz konusu notlardan diğer ismi yer alan şahıslar gibi …’ın kullanıcı ve satıcı konumundaki …’ın müşterisi olduğunun değerlendirilmesi,
Dosyada parmak izi incelemesi yaptırılmaması, dolaysıyla sanık …’a ait aleyhine olabilecek parmak izi delilinin bulunmaması,
Olaydan bir gün önce sanıklarla suitte birlikte kalan ve olaya ilişkin bilgisi olduğu değerlendirilebilecek …’ın kız arkadaşı …’nın tanıklığına başvurulmadan eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Hususları birlikte değerlendirildiğinde; “şüpheden sanık yararlanır” genel ilkesi çerçevesinde, sanık …’ın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine yönelik iddianın her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilemediği, sanığın cezalandırılmasına yönelik tam bir vicdani kanaat oluşmadığından beraat etmesi gerekmesine rağmen, sanık …’ın diğer sanıklar … ve … ile kiraladıkları suitte birlikte kalmaları, burada kullanım sınırları üzerinde fişekler halinde ve birden fazla çeşitte uyuşturucu madde ile hassas terazi ele geçirilmesi, …’nın sanık … aleyhindeki beyanları gerekçe gösterilerek, ayrıca …’nın beyanına başvurulmadan eksik araştırma
ile sanığın mahkûmiyetine ilişkin verilen karar hukuka ve Yasaya aykırı olduğu hukuki görüş ve kanaatiyle sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 27/02/2023.