YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3542
KARAR NO : 2023/8265
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 10.04.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Antalya 8. Sulh Ceza Mahkemesinin, 12.11.2012 tarihli ve 2012/375 Esas, 2012/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2014 tarihli ve 2014/68 Esas, 2014/438 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
D. Sanık 01.06.2016 tarihli dilekçe ile eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunmuştur.
E. Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2014/68 Esas, 2014/438 Karar sayılı ek kararı ile sanığın eski hale getirme talepli dilekçesinin kabulü ile infazının durdurulmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi; yokluğunda verilen kararın tebliğ edilmediğine ve temyiz ettiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği dikkate
alındığında; somut olayda sanığın yokluğunda verilen 03.12.2014 tarihli hükmün sanığın 18.02.2014 tarihli mahkemedeki sorgusunda belirttiği “Teoman Paşa Mahallesi 2233 Sokak Gök Apt. 11/1 Kepez/Antalya” adresi yerine 18.02.2014 tarihi öncesi dosyada mevcut “Konuksever Mahallesi 781 Sokak Akdsağlar Apt. No:23/1 Antalya” adresine tebliğe gönderildiği iade edilmesi ile 7201 Sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmakla, bir haftalık yasal süre geçtikten sonra sanığın 01.06.2016 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 03.12.2014 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2014 tarihli ve 2014/68 Esas, 2014/438 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.