Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/3577 E. 2022/13779 K. 22.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3577
KARAR NO : 2022/13779
KARAR TARİHİ : 22.12.2022

Mahkeme : VAN Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ithal etme
Hükümler : 1- Mahkûmiyet: Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesinin
08.10.2020 tarihli, 2020/163 esas ve 2020/134 sayılı kararı
2- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi: Van Bölge
Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12/01/2021 tarihli,
2021/12 esas ve 2021/32 sayılı kararı

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanık hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan kurulan hükme ilişkin istinaf talebinin düzeltilerek esastan reddine dair Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine, 22/12/2022 tarihinde Üye …’in karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

10.02.2020 tarihli Olay ve Yakalama Tutanağına göre, aynı gün saat 15:48 sularında İran’dan Türkiye’ye giriş yapmak üzere Esendere Gümrük Kapısına gelen İran vatandaşı Mansour Osmanikhoshalani isimli şahsın pasaport işlemlerini müteakiben, x-ray taramasında şahsın valizinde şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine yapılan kontrolde, valizin taban kısmındaki astarın altında zulalanmış vaziyette 5 adet poşet içinde kristal, beyaz renkli şüpheli maddeye rastlanmış; yapılan detaylı inceleme neticesinde, ele geçirilen maddenin daralı ağırlığı 2002,39 gram gelen metamfetamin olduğu anlaşılmıştır.
Yürütülen soruşturma sonucunda sanık hakkında açılan kamu davasına istinaden yapılan yargılama sonucunda, Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli kararıyla, adı geçen sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan dolayı TCK’nın 188/1 ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına hükmolunmuş; Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.01.2021 tarihli kararıyla sanık ile müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Olay tutanağı ile diğer belgeler incelendiğinde, sanığın Türkiye’ye giriş yaparken gümrük işlemleri sırasında x-ray noktasında valizinin aranması sonucunda uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, görevlilerin müdahalesi nedeniyle sanığın gümrükten geçiş yapamadığı ve valizindeki uyuşturucu maddeleri ülkeye sokamadığı, dolayısıyla sanığın işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.
İthal “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının her hangi bir yerinden sokulması” (Erman/Özek’ten aktaran: Birsen Elmas, Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulmuş sayılması için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmiş olması gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etmek, esas itibariyle ülkeye sokulan maddenin satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.
Doktrinde de yukarıda açıklanan görüşü destekleyen yazarlar bulunmaktadır. Örneğin İltaş, “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (… İltaş, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 192). Savaş/Mollamahmutoğlu’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. Eylem … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (Vural Savaş-Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanunu’nun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609-3610).
Somut olayda, İran’dan Türkiye’ye giriş yapmak üzere gelen sanığın valizinde taşıdığı uyuşturucu madde gümrük işlemleri sırasında görevliler tarafından yapılan aramada ele geçirilmiş olup, sanığın uyuşturucu maddeyi gümrükten geçirmesine ve ülkeye sokmasına engel olunduğundan dolayı, sanığın elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ithal etme suçu, elinde olmayan nedenlerle tamamlanamamış ve teşebbüs aşamasında kalmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında TCK’nın 188/1. maddesi uyarınca tayin edilen cezadan TCK’nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığın eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatini taşıdığımdan, sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.01.2021 tarih ve 2021/32 sayılı kararının bozulması yerine, temyiz isteminin esastan reddi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 22.12.2022