Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/4276 E. 2023/97 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4276
KARAR NO : 2023/97
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2020 tarihli ve 2020/33 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2020/2762 Esas, 2020/3116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz taleplerinin esastan reddine karar verilmesi yönünde görüş içeren Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında olup olmadığına dair rapor aldırılması ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 57 nci maddesinin tatbik edilmesi gerektiğine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Kolluk görevlilerin irtibat kurdukları sanıktan seri numaraları tespit edilmiş para ile uyuşturucu madde satın aldıkları ve yapılan üst aramasında sanığın üzerinde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, bu şekilde sanığın tüm dosya kapsamından uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

1. Sanığın kullanmış olduğu cep telefonu numarası belirtilerek, bu hat üzerinden uyuşturucu madde satıldığı ihbarı üzerine, kolluk görevlilerinin sanığı arayarak buluşma sağladıkları ve kokain satın aldıkları olayda; 5271 sayılı Kanun’un 161 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 2259 sayılı Polis Vazife ve Selâhiyetleri Kanunu’nun Ek 6 ncı maddesi uyarınca edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluğun durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda gerekli soruşturma işlemlerini yapması gereklidir.

Olay tutanağı içeriğinde kolluk güçlerinin sanık ile irtibat kurmadan önce durumu Cumhuriyet savcısına bildirdikleri ve alınan talimatlar uyarınca hareket ettikleri belirtilmiş olmakla birlikte, yazılı talimat alındığı söylenen tutanağın Cumhuriyet savcısı tarafından imzalanmamış olması karşısında; bu hususta ismi tutanakta belirtilen Cumhuriyet savcısının herhangi bir talimatı olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,

2. Sanığın mahkeme aşamasındaki beyanında …. Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yattığını beyan etmesi ve sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmediğini ileri sürmesi karşısında, sanığın akıl sağlığı yönünden cezai ehliyetinin olup olmadığı hususunda tereddüt bulunması nedeniyle, daha önce tedavi gördüğü kurumlardan teşhis ve tedaviyi gösteren hasta tedavi, müşahade kağıdı, epikriz gibi tüm belgelerin celp edilip dosyanın onaylı suretiyle birlikte sanığın Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesine sevk edilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığına, söz konusu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığına dair rapor aldırıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği halde eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2020/2762 Esas, 2020/3116
Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2023 tarihinde karar verildi.