Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/5034 E. 2023/364 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5034
KARAR NO : 2023/364
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün eleştirilip, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2019/92 Esas, 2020/244 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.01.2021 tarihli ve 2020/2077 Esas, 2021/87 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün eleştirilip, “TCK’nun 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma koşulları bulunduğu kabul edilerek, yapılan uygulamada sonuç olarak 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500 TL adli para cezası belirlenmesi” suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Eylemin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğuna,
3. Bu olayda ele geçen maddelerin, sanığın yargılandığı Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2020/142 esas sayılı dava dosyasında hükme esas alınan uyuşturucu maddelerin devamı olduğuna ve sanık hakkında yargılama sonucu düşme kararı verildiğinden, aynı eylem nedeniyle iki kez cezalandırılmasının mümkün olmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

23.01.2018 tarihinde, “… polis baskını öncesinde elinde bulunan uyuşturucuların hepsini kardeşi …’ın evine taşıdı, kendisi cezaevinde.” şeklinde ihbar alınması üzerine, Tülay

Şenocak’ın kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek, yazılı arama emrine istinaden 03.02.2018 tarihinde yapılan ikamet aramasında, çocuk odasındaki giysi dolabı içerisinde 1 adet hassas terazi, 4 parça halinde daralı 196 gram kubar esrar ve 11 fişek halinde daralı 8,5 gram kokainin ele geçirildiği, alınan uzmanlık raporunda, uyuşturucu maddelerin 99,3 gram toz esrar ve 5,25 gram saf kokain içerdiğinin tespit edildiği olayda, sanığın aşamalardaki savunmalarında, ele geçen uyuşturucu maddelerin ve hassas terazinin kendisine ait olduğunu, uyuşturucu maddeleri tutuklanmadan önce içmek amacıyla satın aldığını, kardeşi Tülay’ın evine gizlediğini,” beyan ettiği; Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/257 esas (bozma sonrası 2020/142 esas) sayılı dosyasında 05.06.2017 – 12.04.2018 tarihleri arasında tutuklu kaldığı; bu dosya incelendiğinde, hakkında açılan kamu davasında, Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2020/142 esas sayılı dosyası üzerinden bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu “kamu davasının düşmesine” karar verildiği anlaşılmış olup, ihbarın içeriği, uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği yer, bir kısmı satışa hazır halde, farklı cinste ve şahsi kullanım miktarının üzerindeki maddelerin, hassas terazi ile birlikte ele geçirilmesi, ele geçen uyuşturucu maddelerin maddi değerinin sanığın beyan ettiği gelir ile uyumlu olmaması ve kullanmak için bir defada bu miktarda uyuşturucu maddeyi almasının hayatın olağan akışına aykırı olması hususları birlikte dikkate alındığında, eylemin “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu oluşturduğu, ele geçen maddelerin bir kısmı kokain olduğundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca arttırım uygulandığı, ele geçen maddeleri temin ettiği kişilerin açık kimlik ve adresini söylemekten kaçındığı için aynı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince, temel cezanın belirlenmesi sırasında, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki sebepler göz önünde bulundurulmaksızın, cezanın aşağı hadden belirlenmesi ve sanığın, tekerrüre esas alınan ilamı nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemesinin aleyhe istinaf bulunmadığından eleştiri nedeni yapıldığı belirtilmiş olup, sanığın başka suçtan tutuklu bulunduğu sırada, hakkında yapılan ihbar üzerine kardeşinin ikametinde yapılan arama sonucu ele geçen uyuşturucu maddeler ve hassas terazi ile ilgisi olduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığı aşamada, ele geçen uyuşturucu maddelerin ve hassas terazinin kendisine ait olduğunu beyan etmek suretiyle suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiğinden, 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği gerekçesiyle, hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Olay tarihinde başka suçtan tutuklu bulunan sanık hakkındaki ihbar üzerine kız kardeşinin ikametinde yapılan aramada hassas terazi ile birlikte ele geçen uyuşturucu maddelerin farklı cinste ve bir kısmının satışa hazır halde paketlenmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, eylemin “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu oluşturduğu; sanık, hakkında yeterli delil bulunmadığı aşamada, beyanıyla kendi suçunu ortaya çıkardığından 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının bulunduğu; olay tarihinde tutuklu bulunduğu Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2020/142 Esas ve 2020/245 Karar sayılı dava dosyasında, eylemin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu kabul edilerek verilen “kamu davasının düşmesine” ilişkin karar 02/01/2020 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden, temyize konu olayda ele geçen uyuşturucu maddelerin, kesinleşen dosyada ele geçenin devamı niteliğinde olduğu iddiasının araştırılmasına gerek olmadığı değerlendirilmiştir.

5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması sırasında 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik gözetilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümde, sanığın, İlk Derece Mahkemesince tekerrüre esas alınan ilam nedeniyle ikinci kez mükerrir olmadığı gözetilmeden yapılan eleştiri yerinde görülmemiş, adli sicil kaydında yer alan Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.04.2016 tarihli, 2015/518 esas ve 2016/167 karar sayılı 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 58 inci maddeleri uyarınca hükmolunan 5 ay hapis cezasına ilişkin 01/06/2017 tarihinde kesinleşen ilamı nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğu halde, birinci kez tekerrüre esas ilamın uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi kararında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre, yukarıda belirtilen eleştiri nedenleri dışında usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.01.2021 tarihli ve 2020/2077 Esas, 2021/87 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bodrum Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.01.2023 tarihinde karar verildi.