Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/5756 E. 2021/8970 K. 20.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5756
KARAR NO : 2021/8970
KARAR TARİHİ : 20.09.2021

Mahkeme : SAKARYA Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını gerektiren bir sebep bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin, 696 sayılı KHK’nın 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilerek, duruşmasız inceleme yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık ve müdafiinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında TCK’nın 52/4 maddesi uyarınca adli para cezasının birer ay arayla 24 eşit taksitte ödenmesine karar verildikten
sonra “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceğinin” ve “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” belirtilmesi gerektiği gözetilmeden kararda “taksitlerden birinin ödenmemesi halinde adli para cezasının ödenmeyen kısmının tamamının muaccel hale geleceğine ve adli para cezası ödenmediği takdirde kalan cezanın, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi uyarınca hapse çevrilebileceği veya Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarının hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilebileceğine” şeklinde karar verilerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,
2) TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile yapılan değişiklikler nedeniyle sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMK’nın 302. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, ilk derece mahkemesi hükmünün;
1) Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafın hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca sanığa verilen adli para cezasının birer aylık eşit aralıklar ile 24 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin yazılması,
2) TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli iptal kararından ve 7242 sayılı Kanunun 10. maddesinde yapılan değişiklikten sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
Suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek sanık ve müdafiinin temyiz isteklerinin CMK’nın 303. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine, 20/09/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.