Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/8322 E. 2021/9851 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8322
KARAR NO : 2021/9851
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

Mahkeme :İZMİR Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi
Suç :Uyuşturucu madde ticareti yapma

5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplerin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Gerekçeli kararın başlık kısmında “05/03/2019, 24/03/2019 ve 25/03/2019” olan suç tarihlerinin, “05/03/2019” şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım eksikliği olarak değerlendirilmiştir.
Dosyada yer alan 05/03/2019 tarihli krokili tutanak, aynı tarihli fiziki takip tutanağı ve keşif sonrası düzenlenen 26/10/2020 tarihli bilirkişi raporunun içeriğine göre, sanığın, tanık … ile buluştuğu … Sokak üzerindeki nokta, Bir Eylül İlköğretim Okulunun bahçe duvarının karşısında olup, okulun arka kapısına uzaklığının 6 metre olduğu; sanığın ve tanık …’in bu noktadan yaya olarak okulun bahçe duvarının çevresinden hareketle, yine adı geçen okulun bahçe duvarının bulunduğu … Caddesine çıktıkları ve bahçe duvarının bitiminde, … Caddesinin … Hanım Caddesi ile kesiştiği noktada ayrıldıkları dikkate alındığında, sanık ve tanık … arasındaki uyuşturucu madde alışverişinin bu buluşmanın hangi aşamasında gerçekleştiği tespit edilememekle birlikte, sanık ve tanığın buluşma süresince okulun bahçe duvarı çevresinde yaya olarak hareket ettikleri ve TCK’nın 188/4-b. maddesi uyarınca okula, çevre duvarı esas alındığında 200 metreden yakın mesafede bulundukları anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamından, sanığın 05/03/2019 tarihinde haklarında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanıklar … … ve …’a ayrı ayrı esrar sattığı; yine 25/03/2019 tarihli olayda, yakalama sonrası 26/03/2019 tarihli iletişimin tespiti tutanaklarının içerikleri göz önüne alındığında, sanığın içinde bulunduğu araçta ele geçen esrarı ticari amaçla Denizli’den Uşak’a naklettiği sabit olup, 24/03/2019 tarihli olayda ise, sanığın, hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan ayrıca soruşturma yürütülen …’da ele geçen esrar ile ilgisi olduğuna ve buna bağlı olarak atılı suçu işlediğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesince kurulan hükümde, sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında 05/03/2019 (iki kez), 24/03/2019 ve 25/03/2019 tarihlerinde dört kez atılı suçu işlediği kabul edilerek, 1/4 ila 3/4 oranında arttırım öngören TCK’nın 43. maddesi uyarınca teşdiden 1/3 oranında arttırım uygulandığı dikkate alındığında; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olup, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 22/02/2021 tarihli, 2020/1438 esas ve 2021/564 karar sayılı hükmü hukuka aykırı bulunduğundan, CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, tutuklu kalınan süre ve bozma sebebine göre sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.