Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/935 E. 2023/8365 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/935
KARAR NO : 2023/8365
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Sanık hakkında, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 09.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

B. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

C. Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2015/346 Esas, 2015/1368 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ” sanık hakkında dava şartının koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine” karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısı “Belirtilen kararda kanaatimizce deliller yanlış takdir edilmiştir. Şöyle ki; sanık hakkında kamu davasının açılması ertelendikten sonra ihtarat içeren bildirimde bulunulduğu, sonrasında denetim yükümlülüğü için yapılan işlemler sırasında yeniden uyarılan sanığın bu uyarıya da uymaması üzerine hakkında kamu davası açıldığı, mevcut delil durumu itibariyle sanığın zaten uyarılara ısrarla uymadığı açıktır. Bu haliyle sanığın cezalandırılması gerekir. Usul ve esas yönünden Kanun’a aykırı bulunduğundan kararın bozulması” gerektiğini beyan ederek 17.12.2015 tarihli temyiz talebinde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜ)

İddia, tarafların aşamalarda alınan beyanları, nüfus ve sabıka kaydı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 26.11.2014 tarihinde sanığın kullandığı araçta yapılan aramada uyuşturucu maddelerden sayılan esrar maddesi ile birlikte yakalandığı, sanık hakkında olayla ilgili olarak Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2015 tarih 2015/441-105 Karar sayılı kararı ile beş yıl süreyle kamu

davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildikten sonra, sanığın denetim ve tedavi yükümlülüğüne uymadığından bahisle 23.02.2015 tarihinde kamu davası açılmasına karar verilmiş ise de, Konuyla ilgili 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında: Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağının düzenlendiği, aynı Kanun’un 2 nci maddesinde, bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, Cumhuriyet savcısının, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarması gerektiği, 4 üncü maddesinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılacağı, erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılacağı ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmayacacağının düzenlendiği görülmüştür. Her ne kadar sanık hakkında denetim ve tedavi tedbirine uymadığı gerekçesiyle yukarda belirtilen kanun maddeleri uyarınca kamu davasının ertelenmesi kararı kaldırılıp dava açılmış ise de; Sanık hakkında verilen 09.01.2015 tarih 2015/441-105 soruşturma nolu kamu davasının ertelenmesi kararı henüz sanığa tebliğ edilip itiraza tabi olan bu karar kesinleşmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne gönderildiği, söz konusu kararın itiraza tabi kararlardan olduğu, ayrıca kamu davasının ertelenmesi kararının sonuçları konusunda da sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında uyarılmadığı, Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından sanığa denetim planı belirlenmesi için çağrı kağıdının 4.2.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın bu tebligata uymadığı ancak yukarda belirtilen kanun hükmüne göre sanığa yeniden çağrı kağıdı çıkartılıp denetim planına uymamakta ısrar etmesi halinde hakkında denetimli serbestlik tedbirinin sonlandırılarak hakkında kamu davası açılacağına ilişkin ihbarda bulunması gerekirken doğrudan sanık hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmakla sanık hakkında dava şartının koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının DÜŞMESİNE ” karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 09.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla kamu davasının düşmesine karar verilmesi, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2015/346 Esas, 2015/1368 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.