YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15976
KARAR NO : 2023/2135
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/67 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 140,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/67 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 18.11.2020 tarihli ve 2020/13529 Esas, 2020/7843 Karar sayılı kararı ile;
“1.) Kolluk aşamasında savunmaları alınan sanık … ve …’in başka müdafiler tarafından savunulmasının sağlanması gerektiği düşünülmeyerek her iki sanığın da barodan atanan aynı müdafi ile savunmalarının alınması karşısında 5271 sayılı Kanun’un 152 nci ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38 inci maddesinin (b) bendine muhalefet edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2.) Sanığın aşamalarda suçlamayı ve olay tutanağı içeriğini kabul etmemesi ve kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenen …’un kollukça soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla alınan beyanından dönmüş olması karşısında, olay tutanağını düzenleyen ve görgüye dayalı bilgisi bulunan tutanak tanıklarının duruşmaya usulüne uygun olarak çağrılıp, yöntemince bilgi ve görgülerine başvurularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3.) Sanığın yakalandığı yerin olay tutanağı uyarınca akıllı telefon ile yapılan ölçüme göre Meryem Ana Süryani Kilisesi’ne 109 metre mesafe içerisinde olduğunun belirtilmesi karşısında; uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun işlendiği yerin ibadethane sınırına mutad ulaşım yolları (yaya ya da araçla) ile mesafesinin iki yüz metreden yakın olup olmadığının (başkasının arazisine girmeme veya yol olmayan bölümden gitmeme şartıyla) kesin olarak belirlendikten sonra sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 maddesinin dördüncü fıkrası (b) bendi uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4.) Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
5.) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması açısından, hükümden sonra yürürlüğe giren
7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
6.) 15.03.2016 tarihli …. Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce düzenlenen ekspertiz raporunda, suça konu uyuşturucu maddenin tamamının deneylerde kullanıldığı ve iade edilmediğinin belirtilmesine karşın, uyuşturucu madde incelemesinden arta kalan numunelerin müsaderesine karar verilmesi,”
nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2021 tarihli ve 2021/43 Esas, 2021/417 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 140,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tutanağı, tutanakta imzası bulunan mümzi tanıklardan mahkememiz huzurunda dinlenen Hasan’ın beyanı, diğer mümzi tanığın mahkeme tarafından 08.03.2021 tarihinde yapılan keşfe bizzat katılarak olay anını ve olayın gerçekleştiği yeri bizzat göstermiş olması, olay yeri tespit tutanağı ile sanığın üzerinden çıkan uyuştucu maddenin üç parça halinde ele geçirilmiş olması, uzmanlık raporuna göre ele geçirilen maddelerin uyuşturucu maddelerden kokain olduğunun tespit edilmiş olması karşısında
sanığın üzerine atılı “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu” işlediğinin sabit olduğu, sanığın üzerinde yakalanan uyuşturucu maddenin türevi ve atılı suçun Meryem Ana Süryani Kilisesine 173 metre mesafede gerçekleştiği gözetilerek “birden fazla nitelikli halin bir arada bulunduğu” nun sabit olduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
A. Sanık hakkında bozma öncesi kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmamış olması ve hükme yönelik aleyhe temyiz olmaması nedeniyle, bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiğinin ve tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesinin Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2021 tarihli ve 2021/43 Esas, 2021/417 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322’nci maddesi gereği hükmün;
A. Hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tümüyle çıkarılması,
Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.