YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16007
KARAR NO : 2023/8631
KARAR TARİHİ : 12.10.2023
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : 1. Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi (Sanık … yönünden)
2. İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak kurulan mahkûmiyet (Sanık … yönünden)
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Sanık … yönünden, sanık müdafii, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, hükmen tutuklu sanığın, bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığı ile gönderdiği 18.07.2023 ve 11.09.2023 tarihli dilekçelerinde yer alan “…Cezamın onanmasını istiyorum. Temyizde bulunan dosyamdan feragat ediyor ve cezamın onanmasını istiyorum.” şeklindeki beyanıyla temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği;
Sanık … yönünden, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin
birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2020/376 Esas, 2022/201 Karar sayılı kararı ile sanığık Ömer’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/857 Esas, 2022/1008 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık …’in, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca usul ve kanuna uygun hükümlere yönelik temyiz istemlerinin esastan reddiyle, hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Aramanın hukuka aykırı olduğuna, 3. Eylemin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğuna, 4. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamında yer alan istihbari bilginin, fiziki takip ve olay tutanağının, ikamet arama ve yakalama tutanağının, uzmanlık raporlarının içerikleri ile temyiz isteminden vazgeçen sanık …’ın aşamalardaki savunmaları, tanık Cengizhan ile hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanık Atilla’nın aşamalardaki beyan ve teşhisleri, tutanak düzenleyen kolluk görevlilerinin yeminli tanıklık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, birlikte uyuşturucu sattıklarına ilişkin istihbari bilgi bulunan sanıklar Ömer ve Onurcan hakkında olay günü yapılan fiziki takipleri sırasında, sanık …’in, ikametinin avlusunda diğer sanık …’a ağaçların altından bir şeyler çıkartarak verdiğinin görüldüğü, ardından ikametine girdiği; sanık …’ın ise biraz ileride tanıklar Cengizhan ve Atilla ile buluştuğu, aralarında alışveriş olduğunun görüldüğü, müdahale sırasında kaçtıkları ve yakalandıkları sırada tanık Atilla’nın 3 adet şeffaf poşete sarılı daralı 3,6 gram eroini yere attığı, üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda cebinden çıkardığı daralı 0,27 gram eroini teslim ettiği, sanık …’ın kaba üst yoklamasında 150,00 TL paranın ele geçtiği; ardından alınan yazılı arama emrine istinaden yapılan ikamet aramasında, suç unsuru bulunamadığı, sanık …’in yakalanması için bina eklentileri ve çatı kontrol edildiğinde, Ömer’in çatıda baca arkasında gizlenirken yakalandığı, yakalandığı yer kontrol edildiğinde duvar kenarında daralı 1,45 gram eroinin ele geçtiği olayda; sanık …’in, diğer sanık … ile iştirak halinde “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu işlediğinin sabit olduğu, suçun işlendiği yerin hastaneye 200 metreden yakın mesafede olması ve suç konusunun eroin olması nedeniyle iki nitelikli halin gerçekleşmesi, ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki diğer ölçütler dikkate alınarak, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği, aynı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca arttırım uygulandığı, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak takdiri indirim yapıldığı gerekçesiyle sanık …’in mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamına göre, suçun sübutunda ve vasıflandırılmasına isabetsizlik bulunmadığı, ancak sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiği, uyuşturucu madde alışverişinin diğer sanık … ile tanıklar arasında gerçekleştiği ve sanık …’ın ise sattığı uyuşturucu maddeyi sanık …’den temin ettiği sabit ise de, sanık …’in uyuşturucu madde alışverişi yapılacak yerin belirlendiği hususunun sabit olmadığı, yine sanık …’in uyuşturucu maddeyi diğer sanık …’a verdiği yer evinin bahçesi olup, umuma açık yer olmadığından, sanık … hakkında söz konusu bent uyarınca arttırım koşullarının bulunmadığı, bu açıdan sanık … hakkında duruşma
açılarak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak, birden fazla nitelikli halin gerçekleşmemesine ve 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre temel cezanın alt sınırdan belirlendiği, suç konusunun eroin olması nedeniyle arttırım uygulandığı, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki olumlu ve pişmanlığını gösteren davranışları nedeniyle hakkında takdiri yapıldığı gerekçesiyle sanık …’in mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanık müdafii, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, hükmen tutuklu sanığın, bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığı ile gönderdiği 18.07.2023 ve 11.09.2023 tarihli dilekçelerinde yer alan “…Cezamın onanmasını istiyorum. Temyizde bulunan dosyamdan feragat ediyor ve cezamın onanmasını istiyorum.” şeklindeki beyanıyla temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davası istek şartına bağlı olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.
B. Sanık … Hakkındaki Hüküm Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyada eylemin sübutu ve nitelendirilmesi yönünden yeterli delil bulunduğu dikkate alındığında, sanığın beyanı ile kendisinin veya üçüncü kişinin suçunu ortaya çıkardığından söz edilemeyeceği, dolayısıyla etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, tanık Atilla’nın yakalandığında yere attığı ve arama yapılmaksızın teslim ettiği uyuşturucu maddeler ile sanık …’in apartmanın ortak kullanım alanı olan çatı boşluğunda yakalandığı sırada, saklandığı baca duvarının kenarında bulunan uyuşturucu maddenin, usulüne uygun şekilde ele geçirildiği, arama ve el koyma işlemlerinin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık … Hakkındaki Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/857 Esas, 2022/1008 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.