Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/17036 E. 2023/2397 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17036
KARAR NO : 2023/2397
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : 24.06.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünün onaylanması

Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2016 tarihli, 2016/227 esas ve 2016/272 sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmü sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce 06.04.2017 tarihinde 2017/138 esas ve 2017/1349 karar sayı ile sanık hakkındaki hükmün onanmasına oy birliği ile karar verilmiştir.

Sanık tarafından 13.01.2021 tarihli dilekçe ile yargılanmasının yenilenmesi ve infazın durdurulması talep edilmiştir .
Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi 17.01.2022 tarihinde verdiği ek karar ile infazın durdurulması talebini reddederek sanık hakkında yargılamanın yenilenmesi talebinin 5271 sayılı Kanun’un 311 inci ve devamı maddelerince kabulüne karar verilerek dosya yeniden ele alınmış ve yargılamada hükümlünün iddia ettiği gibi akıl hastalığının bulunup bulunmadığı için İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan 18.04.2022 tarihinde rapor alınmış ve suç tarihi olan 30.07.2015 tarihinde suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu bildirilmiş ve hükümlü hakkında önceki karar olan Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/227 esas 2016/272 karar sayılı kararının onaylanmasına 26.05.2022 tarihinde karar verilmiştir.
Hükümlü müdafii tarafından yapılan temyiz üzerine Dairemizce 28.11.2022 tarih 2022/12165 esas 2022/12348 karar ile
“Yargılamanın yenilenmesi üzerine duruşma açıldığı ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi açısından rapor aldırılarak yeni delil araştırmasına gidildiği ve değerlendirme yapılıp karar verildiği, 5235 sayılı Kanun’un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması, ilk derece mahkemesi hükmünün de 26.05.2022 tarihinde ek kararla verilmesi karşısında, anılan hüküm CMK’nın 272. ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğundan, gerekli kararın yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin İADESİNE” karar verilmiştir.
Dairemizin, 28.11.2022 tarihli ve 2022/12165 Esas, 2022/12348 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.12.2022 tarihli ve KD-10-2022/100005 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde;
“İtiraz konusu, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü üzerine yapılan duruşma sonucunda kesinleşmiş hükmün onaylanmasına dair kararın, yasa yolunun, istinaf mı yoksa temyiz mi olduğudur?

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 2.6.2022 tarih, 2019/13-219 esas, 2022/400 karar sayılı ilamında “Yargılamanın yenilenmesi istemi üzerine yeniden duruşma açılarak bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarihten önce verilecek hükümlere karşı temyiz kanun yoluna başvurulabileceğinde bir tereddüt bulunmamakta ise de bu tarihten sonra yenileme talebi üzerine verilen kararların hangi yasa yolu denetimine tabi olduğu hususunda Kanunda açıkça bir düzenlemeye yer verilmediği, Yasa’daki mevcut boşluğun, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanmak suretiyle giderilebileceği, başka bir ifadeyle, daha önceden temyiz incelemesinden geçerek bozma ilamı sonrası verilen hükümlerde olduğu gibi yenileme talebi üzerine bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen yenileme kararlarının da dosyanın daha önce Yargıtay denetiminden geçmesi nedeniyle yine temyiz yasa yoluna tabi olması gerektiği, temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen ve yenileme yargılaması sonucunda verilen son karar hukuken kesinlik kazanıncaya kadar “kesin hükmün otoritesinin sarsılmazlığı” ilkesi uyarınca etkisini sürdürmeye devam edecek olan ilk hükmün, üst dereceli Yargıtay tarafından incelenmesinin denetim hiyerarşisine ilkelerine de uygun olduğu, istinaf kanun yoluna başvurulmadan doğrudan temyiz incelemesi yapılmasının davanın makul sürede sonuçlandırılması amacına da işlerlik kazandıracağı anlaşıldığından sanık hakkında yargılamanın yenilenmesi sonrası verilen hükümlerin temyiz kanun yolu denetimine tabi olması gerektiği kabul edilmelidir.” denilmektedir.
Belirtilen Ceza Genel Kurul kararı karşısında; kesin hükmün otoritesinin sarsılmazlığı ilkesi ve 5320 sayılı Kanun’un 8/1 inci maddesi hükmünün kıyasen uygulanması gerekliliği de dikkate alındığında, yasa yolu temyiz olduğundan, işin esası incelenmelidir.
Bu sebeple, Yüksek Dairenin anılan kararına itiraz etmek gerekmiştir.

II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.06.2022 tarih, 2019/13-219 Esas, 2022/400 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere kesin hükmün otoritesinin sarsılmazlığı ilkesi ve 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünün kıyasen uygulanması gerekliliği de dikkate alınarak yasa yolu temyiz olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,

2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin, 28.11.2022 tarihli ve 2022/12165 Esas, 2022/12348 Karar sayılı incelenmeksizin iadesine ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarih 2016/227 Esas 2016/272 Karar sayılı kararında hükümlü müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.