YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6224
KARAR NO : 2022/11676
KARAR TARİHİ : 14.11.2022
Mahkeme : BURSA Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- Mahkûmiyet; Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/11/2021 tarihli 2021/251 esas ve 2021/616 sayılı kararı
2- İstinaf başvurusunun eleştirilerek esastan reddi; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08/02/2022 tarihli 2021/4160 esas ve 2022/232 sayılı kararı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamından, aşamalarda tercüman vasıtası ile savunması alındığı anlaşılan sanık …’un, istinaf incelemesi yapılması sonrasında hükmen tutuklu bulunduğu Çanakkale E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile gönderdiği 28/02/2022 tarihli dilekçelerinde yer alan “…hapis cezasının onanmasını istiyorum.” şeklindeki beyanının açıklattırılması amacı ile müzekkere yazıldığı, ancak dilekçenin bilirkişi tercüman vasıtası ile açıklattırılmadığı, hükmün temyiz edilmesinden sonra ise sanığın hükmen tutuklu bulunduğu Çanakkale E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile gönderdiği 20/10/2022 tarihli dilekçesinde yer alan “…yargıtay hakkımdan feragat ediyorum.” şeklindeki beyanın bilirkişi tercüman olmaksızın Türkçe olarak gönderildiği anlaşılmakla, söz konusu taleplerin “temyiz isteminden vazgeçme” niteliği taşıyıp taşımadığı açıkça tespit edilemediğinden, tebliğnamedeki vazgeçme nedeniyle dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine ilişkin görüşe iştirak edilmemiş, sanık müdafiinin temyizi geçerli sayılarak hükmün esası incelenmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanıklar müdafilerinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükümlerin hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
1- Sanıklar yakalandıklarında kimlik tespitinin beyanlarına göre yapıldığının ve dosya kapsamındaki sanık …’a ait Göç İdaresi Geçici Koruma Kimlik Belgesinin denetime olanak vermeyecek şekilde onaysız fotokopi olduğunun anlaşılması karşısında;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21/04/2015 tarih, 2014/10-623 esas ve 2015/117 sayılı kararında da yabancı uyruklu olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanıkların nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunun belirtildiği;
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 91. maddesinde geçici korumanın “Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir.” şeklinde hüküm altına alındığı, bu kişilerin Türkiye’ye kabulü, Türkiye’de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiği;
6458 sayılı Kanun’un 91. maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin (Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi: 13/10/2014 No: 2014/6883, Dayandığı Kanun’un Tarihi: 04/04/2013 No: 6458, Yayımlandığı Resmi Gazete’nin Tarihi: 22/10/2014 No: 29153) 21. maddesinde; bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliklerine ilişkin belge sunamamaları halinde, aksi ispat edilinceye kadar beyanlarının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemelerinin getirildiği, 22. maddesinde ise; kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere, 25/04/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceğinin belirtildiği,
6458 sayılı Kanun’un 121. maddesine dayanılarak çıkartılan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 17 Mart 2016 tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği,
Dikkate alınarak;
Somut olayda, sanıkların Afganistan vatandaşı olduklarının kendi beyanları ile ve sanık …’a ait onaysız belgeye göre tespit edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, yabancı uyruklu sanıklara ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilmesi gerektiği, sanıkların resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemediği takdirde soruşturma makamınca sanıkların beyanları üzerine tespit edilen kimlik bilgileri, dosya içerisindeki parmak izi ve fotoğraf kayıt formu ile sanıkların temin edilen fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22. maddeleri uyarınca sanıkların Türkiye’ye kabul edilen yabancılardan olup olmadıklarının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimlikleri bu şekilde belirlenmiyorsa 6458 sayılı Kanun’un 91. maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21. ve 22. maddeleri gereğince gerekli kayıtlarının yapılıp geçici koruma belgesi çıkarılıp gönderilmesinin istenilerek, belirlenen kimlikleri esas alınıp hükümlülüklerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık …’ın 26/05/2021 tarihli dilekçesinde 17 yaşında olduğunu iddia etmesi karşısında; suç tarihindeki kemik yaşının tespit edilmesi için radyoloji uzmanının da bulunduğu heyetten rapor alınması, doğum tarihinin net olarak belirlenmesi, 15-18 yaş aralığında olduğunun belirlenmesi halinde çocuklar hakkındaki usul hükümlerinin ve TCK’nın 31/3. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla hüküm kurulması,
3- Kabule göre de;
Sanık …’ın geçici koruma kimlik belgesinin düzenlenerek gönderilmesi için Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca Çanakkale İl Göç İdaresi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, müzekkere cevabında sanığın Afganistan uyruklu olması nedeni ile geçici koruma kimlik belgesi tesis edilemediği beyan edilerek sanığa ait yabancı kimlik numarasının gönderildiği, ancak dosyanın diğer sanığının da Afganistan vatandaşı olmasına rağmen geçici koruma kimlik belgesinin bulunduğu anlaşılmakla; geçici koruma kimlik belgesi düzenlenmesi konusundaki çelişki giderilmeden eksik araştırma ile sanığın beyan ettiği kimliği esas alınarak hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde olup, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08/02/2022 tarihli 2021/4160 esas ve 2022/232 karar sayılı hükmü hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Çanakale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine,
14/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.