Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/6421 E. 2024/419 K. 15.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6421
KARAR NO : 2024/419
KARAR TARİHİ : 15.01.2024

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/325 E., 2020/1429 K.
EK KARAR TARİHİ : 26.07.2021
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER: 1. Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
2. Temyiz talebinin süre yönünden reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanması

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 26.07.2021 tarihli ve 2020/325 Esas, 2021/1429 Karar sayılı ek kararının SSÇ müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/329 Esas, 2019/376 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.05.2021 tarihli ve 2020/325 Esas, 2021/1429 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesinin hükmündeki hukuka aykırılık düzeltilerek suça sürüklenen çocuk …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasıyla istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.07.2021 tarihli ve 2020/325 Esas, 2021/1429 Karar sayılı ek kararı ile “.. Dairemiz kararının istinaf kanun yoluna başvuran suça sürüklenen çocuk müdafiine 07.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği, kararın temyiz edilmeden 23.06.2021 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ise 15 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra 14.07.2021 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla” 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ek karara karşı yapılan temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak temyiz talebinin incelenmesine karar
verilmesi gerektiğine ilişkindir

III. GEREKÇE
Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde, sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yokluklarında verilen ve 07.06.2021 tarihinde SSÇ müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük yasal temyiz süresinden sonra 14.07.2021 tarihinde SSÇ müdafii tarafından temyiz edildiği, ayrıca SSÇ’ye tebligat yapılmadığı anlaşıldığından; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarih, 2019/16 – 573 Esas ve 2022/119 sayılı kararında belirtildiği üzere hükmün, “kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafinin kusurlu davranışı ile kanun yoluna başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hale getirme imkanı olan” sanığa 7201 sayılı Kanun’un 11 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının suça sürüklenen çocuğa usulüne uygun şekilde tebliğ edilip tebligat mazbatası ve/veya tebliğ-tebellüğ belgesi ile temyiz dilekçesi sunması halinde, dilekçesi de eklenmek suretiyle ve temyiz istemi hakkında görüş bildiren ek tebliğname de düzenlenip gönderilmek üzere; dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15. 01. 2024 tarihinde karar verildi.