YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9480
KARAR NO : 2024/420
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/379 E., 2022/76 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2015/148 Esas, 2015/41 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk (SSÇ) …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; SSÇ …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2015/148 Esas, 2015/41 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.11.2020 tarihli ve 2020/1083 Esas, 2020/6344 Karar sayılı kararı ile;
“1) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, “05/08/2015” yerine, maddi hata sonucu “01/09/2015 ” olarak gösterilmesi,
2) Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan CMK’nın 139. maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkanının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir.
Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı; zira fiil tarihinde yürürlükte bulunan düzenlemeler dikkate alındığında, CMK’nın 139. maddesinin 4. fıkrasına göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine CMK’nın ‘Teknik Araçlarla İzleme’ başlıklı 140. maddesindeki düzenlemeye göre, 05/08/2015 olan fiil tarihi itibariyle sanıkların teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve CMK’nın 140. maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Mahkemece suçun sübutu gizli soruşturmacı faaliyetleri ile teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen
kayıtlara ve sanıkların ikrarlarına dayandırılmıştır. CMK’nın 217. maddesine göre sanıklara atılı suç hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Hukuka uygun olmayan teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen delile dayanılarak sübuta gidilmesi mümkün değildir.
Yapılan soruşturma işlemleri kovuşturma kapsamı ve tüm dosya içeriğine göre sonuç olarak;
Sanıklar hakkında, 05/08/2015 olan fiil tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek bu dosya içine konulması; yoksa bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği hususu gözetilmeden ve sanıkların beyanları da dikkate alınarak, haklarında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3) Dosya kapsamında yer alan 14/09/2015 tarihli “mesafe ölçüm ve yer tespiti” başlıklı krokili tutanaklarda, uyuşturucu madde alışverişinin yapıldığı yerler ile … İlköğretim Okulu arasında sırasıyla 22,40 metre ve 89,50 metre mesafenin tespit edildiğinin belirtilmesi karşısında; uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun, belirtilen yere mutad ulaşım yolları ile (yaya yürüme ya da araçla tespit edilecek) mesafesinin iki yüz metreden yakın olup olmadığının gerektiğinde keşif de yapılmak suretiyle kesin olarak tespit edilerek belirlendikten sonra, sonucuna göre sanıklar hakkında TCK’nın 188/4-b bendinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile ne şekilde ölçüm yapıldığı anlaşılamayan kolluk tutanağına dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması,
4) Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanıklar hakkında, 5395 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren sosyal inceleme raporu alınmaması ya da alınmama gerekçesinin hükümde gösterilmemesi,
5) Kabule göre de; suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan 02/09/2000 doğumlu sanık … hakkında,belirlenen temel cezadan yaş küçüklüğü nedeniyle doğru şekilde 1/2 oranında indirim yapıldığı halde, uygulama maddesinin TCK’nın 31/2 yerine, 31/3. maddesi olarak gösterilmesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2020/379 Esas, 2022/376 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası,
31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuk …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
5. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan çalışmalarda olay günü suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın sokakta bulundukları sırada …’ın görevlileri “Gel, gel zehir var” diyerek yanlarına çağırdığı, …’ın uzattığı ekstazi hapları …’ın görevlilere sattığı, bir süre sonra … ve …’ın market önünde bekledikleri sırada yürümekte olan görevlileri …’ın yanına çağırdığı ve ekstazi hap sattığı olayda; … ve …’ın mahkeme huzurunda görevlilere uyuşturucu madde sattıklarına ve fotoğraflardaki kişilerin kendileri olduğuna ilişkin ikrarı havi savunmaları, kriminal rapor, 11.04.2021 tarihli bilirkişi raporuyla suça sürüklenen çocukların fikir ve eylem birliği içerisinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri, uyuşturucu madde satışı yapılan yerlerin … Ortaokulu’na 200 metreden yakın olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına, suça sürüklenen çocukların aşamalardaki savunmalarında pişmanlık göstermek suretiyle
kendi suçlarının ortaya çıkmasına hizmet ettikleri anlaşılmakla etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2020/379 Esas, 2022/76 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.