YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5900
KARAR NO : 2023/10608
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2020 tarihli ve 2020/90 Esas, 2020/106 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 22.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 13.10.2020 tarih ve 2020/1349 Esas, 2020/2668 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar eleştirilerek ve düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesii üzerine Dairemizin 11.05.2022 tarihli ve 2020/20827 Esas, 2022/6105 Karar sayılı kararı ile;
“…Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın 24.01.2020 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde “… isimli şahsın uyuşturucu sattığı, Sazlıköy de ikamet ettiği, Yenikent İkon Bahçe evlerinde 2 tane evi olduğu, kendisinin ceza evine girmeden önce bu kişinin evlerinde 1 kilo 900 gram metamfetamin tuttuğunu bildiği” şeklindeki beyanı üzerine başlatılan soruşturmada, … hakkında Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2020 tarihli 2020/177 sayılı iddianamesi ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açıldığı ve Dairemizin 2021/7729 esasında kayıtlı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 25.02.2021 tarih 2021/338 Esas ve 2021/603 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizce CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca temyiz taleplerinin esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.12.1993 tarihli 1993/301 Esas ve 1993/338 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın pişmanlık duygusu ve iyi niyeti lehine değerlendirilip TCK’nın 192.
maddesinin 3. fıkrasının geniş yorumlanması gerektiği anlaşılmakla, beyanlarıyla …’in suçla ilgisini açıklayıp mahkûm olmasını sağlayarak, adı geçenin suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet eden sanık hakkında, TCK’nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,…”
Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/361 Esas, 2022/389 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 7 yıl 4 ay 26 gün hapis ve 14.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık lehine delillerin toplanmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin eksik uygulandığına, 5. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay yakalama ve fiziki takip tutanakları ile iletişimin tespiti tutanakları, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanıklar …, …, … ve Serdar Açıkyol’un beyanları, tutanak düzenleyici tanıkların beyanları, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın; 28.11.2019 tarihinde tanık Hüseyin ile buluşarak araç içerisinde net 0,243 gram metamfetamin sattığı, 28.12.2019 tarihinde tanık Murat’a net 0,18 gram metamfetamin sattığı, 31.12.2019 tarihinde tanık Abdurrahim’e 2 paket halinde net 0,464 gram metamfetamin sattığı ve 08.01.2020 tarihinde sanığın aracında yapılan aramada 1 paket halinde net 0,064 gram metamfetamin ve 1 paket halinde net 0,4 gram esrar ele geçirildiği, böylece sanığın tanıkların üzerlerinde yakalanan uyuşturucu maddeleri satmak suretiyle zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği, ikiden fazla eylem olduğundan artırım yapılırken alt sınırdan uzaklaşıldığı,
beyanlarıyla …’in suçla ilgisini açıklayıp mahkûm olmasını sağlayarak adı geçenin suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, zincirleme suç nedeniyle yapılan artırım oranına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uyarınca yapılan indirim oranına ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/361 Esas, 2022/389 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.