Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/591 E. 2023/1925 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/591
KARAR NO : 2023/1925
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli, 2019/552 Esas ve 2020/224 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri ve sanık … hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesi (ikinci kez mükerrirlik) uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş olup, re’sen de istinafa tabi olan hükümlerin sanıklar ve müdafiileri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.09.2020 tarihli, 2020/1890 Esas ve 2020/1174 Karar sayılı kararı ile bozulduğu; bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2020/346 Esas, 2020/456 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri ve sanık … hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesi (ikinci kez mükerrirlik) uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.12.2020 tarih ve 2020/2673 Esas, 2020/2388 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanıklar ve müdafileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.06.2022 tarihli ve 2021/4538 Esas, 2022/8496 Karar sayılı kararı ile;

1. Somut olayda, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde düzenlenen iki nitelikli halin birleşmesi nedeniyle, temel cezanın alt sınır aşılarak tayini yerinde ise de, aynı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan fazla uzaklaşıldığı;

2. Hak yoksunluklarına karar verilirken hükümden önce yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunla 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmediği belirtilerek, hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/258 Esas, 2022/335 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri ve sanık … hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesi (ikinci kez mükerrirlik) uyarınca 17 yıl 2 ay 7 gün hapis ve 34.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Eylemin sabit olmadığına, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğuna,

3. İletişimin tespiti kararlarının hukuka aykırı olduğuna, bu yolla elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına,

4. İletişimin tespiti tutanaklarının tamamı duruşmada okunmadan, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesine aykırı şekilde karar verildiğine,

5. Sanık ile arasında husumet bulunan diğer sanık … ve tanıkların beyanlarının hükme esas alınamayacağına,

6. Etkin pişmanlık hükümünün uygulanması gerektiğine,

7. Tanık dinletme talebinin hukuka aykırı şekilde reddedildiğine,

8. 5237 sayılı Kanunun 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığına ilişkindir.

B. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Eylemin sabit olmadığına, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğuna,

3. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Haklarında iletişimin tespiti kararı bulunan sanıkların, olay günü telefonla irtibat kurdukları ve haklarında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanıklar … ve …’e farklı zamanlarda ve iştirak halinde sentetik kannabinoid sattıkları olayda; iletişimin tespiti tutanakları ve fiziki takip tutanaklarının içerikleri, tanıklar … ve …’in kollukta müdafii huzurundaki beyan ve teşhisleri ile sanık …’in sonradan değiştirdiği savunması dikkate alındığında, eylemlerin sabit olduğu; suç konusunun sentetik kannabinoid olması ve keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporuna göre uyuşturucu madde alışverişinin okula ve camiye 200 metreden yakın mesafede gerçekleşmesi nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca arttırım yapıldığı ve temel ceza belirlenirken aynı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütler de dikkate alınarak aşağı hadden uzaklaşıldığı, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez satış yapılması nedeniyle aynı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapıldığı ve sanık …’ın adli sicil kaydındaki tekerrüre esas ilam nedeniyle hakkında, aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulandığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca, uyuşturucu maddelerden alınan tanık numunelerin müsaderesi hususunda her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.

İlk Derece Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin ve 43 üncü maddesinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 28.08.2019 tarihli istihbarat raporunda, hakkında 5271 sayılı
Kanun’un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin tespiti kararı bulunan dava dışı … isimli şahısla şüpheli görüşmeleri nedeniyle sanıklar hakkında iletişimin tespiti kararı verilmesinin hukuka uygun olduğu, iletişimin tespiti tutanaklarının getirtilerek, duruşmada okunduğu ve sanıklara diyeceklerinin sorulduğu; sanıklar ile tanıklar … ve … arasında olay öncesinde adli makamlara yansıyan somut husumetin bulunmadığı, iletişimin tespiti tutanaklarının içerikleri, fiziki takip tutanağı, tutanak düzenleyici kolluk görevlilerinin tanıklık beyanları ile tanıklar … ve …’in soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyan ve teşhislerine göre sanıkların eylemleri sabit olduğundan, savunma tanığı dinlenmesinin sonuca etki etmeyeceği ve etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanıklar ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/258 Esas, 2022/335 Karar sayılı kararında sanıklar ve müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarları ile tutuklu kalınan süreler dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.