Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/8310 E. 2023/8112 K. 26.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8310
KARAR NO : 2023/8112
KARAR TARİHİ : 26.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/213 E., 2023/2 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmedilen hapis cezasının süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2014/164 Esas, 2014/370 Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 16 ay 15 gün hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2014/164 Esas, 2014/370 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.06.2021 tarihli ve 2018/5466 Esas, 2021/8296 Karar sayılı kararı ile;
” 1. Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelenmesinde:
1. Teknik takip ve tarassut tutanakları, olay tutanakları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmediğini, uyuşturucu madde satmadığını beyan etmesi karşısında; soruşturma aşamasında beyanı alınan ancak kovuşturma aşamasında dinlenmeyen …’ın sanıkla müdafiinin bulunduğu oturumda tanık olarak dinlenmesi ve sanıktan madde isteyip istemediği hususunun sorulmasına sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun tayini yerine eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. 27.11.2013 tarihinde hakkında red kararı verilen sanık …….,’da ele geçen maddeye ilişkin ekspertiz raporunun aslı veya onaylı fotokopisinin dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, bu belgelerin aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek denetime imkan verecek şekilde bu dosya içerisinde bulundurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2. Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelenmesinde:
1-) Teknik takip ve tarassut tutanakları, olay tutanakları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmediğini, uyuşturucu madde satmadığını beyan etmesi karşısında; soruşturma aşamasında beyanları alınan ancak kovuşturma aşamasında dinlenmeyen … ve …’nun sanıkla müdafıinin bulunduğu oturumda tanık olarak dinlenmesi ve sanıktan madde alıp almadıkları hususunun sorulmasına yine 13.01.2014 tarihli eylemde üzerinde madde ele geçen ancak yaş küçüklüğü sebebiyle dosyası tefrik edilen …’nın da tanık olarak dinlenip sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun tayini yerine eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2-) Hükme esas alınan 04.12.2013 tarihli olayda …’nda ele geçirilen uyuşturucu madde ile 03.01.2014 tarihli olayda …’de geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgili ekspertiz raporlarının fotokopilerinin dosyada olduğu 13.01.2014 tarihli eylemde soruşturma aşamasında dosyası tefrik edilen …da ele geçen maddeye ilişkin ise ekspertiz raporunun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, maddeler ile ilgili ekspertiz raporlarının varsa aslı veya onaylı örneklerinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, ekspertiz raporları yoksa, rapor alınması, sanığa okunup, tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi
3-) Kabule göre de;
a-) Sanık hakkında düzenlenen iddianamede TCK’nın 43. maddesinin yer almadığı ve sanığa CMK’nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b-) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2023 tarihli ve 2021/213 Esas 2023/2 Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığına ilişkindir.
B. Sanık …’in temyiz sebepleri özetle;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
27.11.2013 tarihinde Mardin Devlet Hastanesi karşısında oluşturulan uygulama noktasında 47 M 0285 plakalı aracın durdurulduğu, hakkında red kararı verilen sanık … ‘nın yapılan kaba üst yoklamasında daralı 10 gram eroinin ele geçirildiği, sanığın tüm aşama beyanlarında maddeyi sanık …’ten aldığını, dosyada tanık olarak dinlenen ……….’a götürdüğünü beyan ettiği somut olayda; teknik takip tutanakları ve tanık beyanları gerekçesiyle sanık … hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
03.01.2014 tarihinde sanık … ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında soruşturma başlatılan, kovuşturma aşamasında vefat eden Seda arasında uyuşturucu madde alış verişine ilişkin görüşmelerin tespit edildiği olay tarihinde sanık …’in, ……..,’nın evine gittiği ve posta kutusuna bir şey bıraktığının görüldüğü, Cumhuriyet savcılığından alınan yazılı arama emrine istinaden posta kutusunda daralı 5,67 gram eroinin ele geçirildiği somut olayda; sanığın tüm aşama beyanlarında Seda’ya

uyuşturucu madde verdiğini beyan ettiği, iletişimin tespiti, fiziki takip tutanakları ve sanık savunmaları gerekçesiyle sanık …’in mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında; suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği; bozma öncesi sanığın vekaletnameli müdafi Avukat ……, tarafından temsil edildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada Avukat ……….,’nun avukatlıktan ayrıldığı ve baro kaydının silindiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle sanığa vekaletnameli müdafi tayin edip etmeyeceği hususunun sorularak eğer vekaletnameli müdafi tayin etmeyecekse zorunlu müdafi atanıp, yargılamaya devam edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür
V. KARAR
A. Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden;
Gerekçe bölümünde “A” bendinde açıklanan nedenlerle Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2023 tarihli ve 2021/213 Esas, 2023/2 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden;
Gerekçe bölümünde “B” bendinde açıklanan nedenlerle Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2023 tarihli ve 2021/213 Esas, 2023/2 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, diğer yönleri incelenmeksizin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.