Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/9900 E. 2023/9067 K. 25.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9900
KARAR NO : 2023/9067
KARAR TARİHİ : 25.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/95 Esas, 2015/259 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 6.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/95 Esas, 2015/259 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 11.05.2022 tarihli ve 2019/9599 Esas, 2022/6106 Karar sayılı kararı ile;
“Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı, TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine göre, alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gözetilmeden temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
2- Sanığa verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca birer ay ara ile 24 eşit taksit ile alınmasına, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı” hususu belirtilmeyerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,
3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve aynı maddede 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2022/380 Esas, 2023/76 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Sanığın atılı suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında vermiş olduğu yazılı arama kararı, bu karara dayanarak olay tarihinde yapılan arama sonucu tutulan iş yeri arama tutanağı, bu tutanağı doğrulayan tutanak tanıklarının anlatımları, hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan dava açılan temyiz dışı sanıkların soruşturma aşamasındaki kolluk ifadeleri ile oluşa uygun teşhis tutanakları, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; temyiz dışı sanıklar Kadir Özçelik ve Bulut Özcan Özdemir’in sanık …’ı suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilmesi mahkemece mümkün görülmemiş, yapılan fiziki takip tutanağı ve bu iki sanığın da sanık … ile çay ocağında tokalaşıp bir şeyler alıp verdikten sonra yakalandıklarında uyuşturucu madde ele geçirilmiş olması hususları göz önüne alındığında, sanık …’ın olay tarihinde sanıklar Kadir ve Bulut Özcan’a uyuşturucu madde sattığı yönünde vicdani kanaate varılmış, Yargıtay bozma kararına uyularak temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmadan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, sanığın aynı gün farklı zaman dilimlerinde iki kişiye para karşılığında uyuşturucu madde satması nedeniyle cezasında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince artırım yapılmasına ve sanık hakkında takdiri indirim maddesinin de uygulanması suretiyle
mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, arama kararının hukuka uygun olduğu ve delillerin hukuka uygun şekilde ele geçirildiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2022/380 Esas, 2023/76 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.