YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/22119
KARAR NO : 2010/14677
KARAR TARİHİ : 28.10.2010
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, Kuruma borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan …. Başkanlığı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava sonucu itibariyle, davalı prim borçlusunun, davacı belediyeden alacağı olduğu yönündeki beyanına dayanılarak, 6183 sayılı Kanun kapsamında gönderilen haciz ihbarnamesine 7 gün içerisinde itiraz edilmediğinden bahisle borç zimmetinde sayılarak ödeme emri gönderilen davacının, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme konusu somut uyuşmazlıkta; davalı … işyerine ait prim borçları nedeniyle, anılan davalıya karşı yapılan takip sırasında, davacı belediyeye gönderilen 05.07.2002 günlü haciz bildirisinin 23.07.2002 tarihinde tebliğ edildiği, davacı Belediyenin bu tebligatın ve bu tebligata dayalı olarak düzenlenen 07.10.2002 tarihli ödeme emrinin geçersiz olduğuna ilişkin ayrı ayrı dava açtığı, her iki davanın reddedildiği ve haciz bildirisinin tebligatının geçersizliğine ilişkin davanın reddi kararının, Dairemizin 2004/6839-10726 E,K ve 22.11.2004 tarihli ilamı ile onandığı, yine tebligatın geçersizliği nedeniyle açılan ödeme emrinin iptali davasının reddi kararının, 21.HD’sinin 2003/7300-8680 E,K 30.10.2003 tarihli ilamı ile onandığı anlaşılmaktadır. Davalı Kurum aynı alacağa ilişkin olarak yine 06.01.2003 tarihinde yeni bir haciz bildirisi hazırlamış ve davacı … tebliğ edilmiştir. Dosya içeriğine göre haciz bildirisinin tebliğ tarihi belli değil ise de 14.01.2003 tarihli cevabi yazısında davacı Belediyenin, davalı … . belediyeden her hangi bir hak ve alacağının olmadığını
bildirdiği anlaşılmaktadır. Bu tarihten sonra davalı Kurum 05.01.2005 tarihli kati haciz yazısı ile davacı belediyenin ….. Bankasında bulunan hesabına haciz uygulamış ve 13.01.2005 tarihinde eldeki dava açılmıştır. Mahkemece, borçlu davalı şirkete ait hak ediş ve tüm alacaklarının 1996 ve 1997 yıllarında ödendiği, davalı şirkete davacının borcunun olmadığı, dolayısıyla da Kuruma borcu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
08.04.2006 tarih ve 26133 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ve 5479 sayılı yasanın 5. maddesi ile 6183 sayılı Yasının 79. maddesi; “… Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur.
Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır…” şeklinde değiştirilmiş olup anılan değişiklikle birlikte, herhangi bir nedenle 7 günlük itiraz süresini geçirmiş olan üçüncü şahısların, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde menfi tespit davası açabilme imkanını getirdiği gibi, yine aynı yasanın 6.maddesi ile 6183 sayılı Yasaya eklenen geçici 9.maddesiyle de, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, 6183 sayılı Yasanın 79 uncu maddesine göre tebliğ edilen haciz bildirisine süresinde itiraz etmemiş olan ancak haciz bildirisinin tebliğinden itibaren 79’uncu maddede düzenlenen bir yıllık dava açma süresi geçmemiş bulunan üçüncü şahıslarca, kalan süre içinde menfi tespit davası açabilme imkanını getirmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davalı Kurum tarafından gönderilen ilk haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edilmediği ve buna dayanılarak ödeme emri gönderildiği belirgindir. Bu işlemlere karşı açılan davaların reddedildiği, kararların kesinleştiği de belirgindir. Davacı … tarafından, yukarıda açıklandığı üzere, 6183 sayılı Kanunun 79 ve geçici 9. maddesi kapsamında bir yıllık süre içerisinde açılmış bir dava da söz konusu değildir. Eldeki davanın bir yıllık süre geçtikten çok sonra açıldığının anlaşılması karşısında, süresinde açılmış bir menfi tespit davasından bahsedilemez.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı gerekçelerle davanın esasına girilerek istemin kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılardan ….. Başkanlığı Avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.