YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11239
KARAR NO : 2011/2990
KARAR TARİHİ : 08.03.2011
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı Kurum, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, Anayasa Mahkemesi iptal kararını resen dikkate alarak yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum avukatının tüm, davalılar avukatının, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, iş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin olup, 506 sayılı Kanunun 26/1. maddesindeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün, Anayasa Mahkemesince 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas 2006/106 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Kurumun bu maddeden doğan rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, Kurumun rücu alacağının, ilk peşin değerin kusura tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunmasına, öte yandan, kesinleşen önceki rücu davalarında hükmolunan miktarın mahsubu yapılırken, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin esas alınması gerektiğine; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlara da hükmedilmişse, artışların hükmolunacak rücu tazminatından mahsup edilmesine olanak bulunmamasına, bu çevrede meseleye fiili ödemeler açısından bakıldığında ise fiili ödemenin mevcudiyeti halinde, Kurumun talep edebileceği miktarın hesabının da aynı şekilde gerçekleştirilmesi gerekmekte olup; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarından düşük ise o takdirde ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesi; aksine,fiili ödeme miktarı ilk peşin değerden düşük ise o takdirde de fiili ödeme miktarının esas alınması gerektiğine göre, mahkemece, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının derdest davalara uygulanması gerektiği gerekçe gösterilerek yargılama yapılıp, hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, hükme dayanak kılınan kusur raporuna göre, davalı işveren şirketin %55, davalı Kaan Yılmaz’ın %5 oranında kusurlu sayılmasına ilişkin Mahkeme kabulü yerinde görülmüştür.
Ancak, %50 isteme göre 5928,80 TL ilk peşin değerli gelir ile, 696,56 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve 111,21 TL tedavi gideri toplam 6.736,37 TL’nin tahsiline karar verilmesi gerekirken, artışlar da dikkate alınarak, ayrıca, ilk peşin değerli gelir ve masraf yönünden gerek %50 istem, gerekse, %60 kusur karşılığı tutarlar gözetilmeksizin, toplam 18.095,99 TL’nin tahsiline hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının (3) no’lu bende kadar olan kısmının tamamen silinerek yerine “1-Davanın kısmen kabulü ile 5.928,80 TL ilk peşin değerli gelir, 696,56 TL geçici işgöremezlik ödeneği ve 111,21 TL tedavi giderinden oluşan toplam 6.736,37 TL Kurum zararının gelirler yönünden onay tarihinden, masraflar yönünden sarf ve ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Kuruma verilmesine, 2-Kusur karşılığı ilk peşin değerli gelir ile geçici işgöremezlik ödeneği ve tedavi giderinden oluşan kusur farkı alacak yönünden fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına” hükümlerinin yazılmasına, (3) no’lu bentte yer alan “993.00” rakamlarının silinerek, yerine, “379,58” rakamlarının yazılmasına, (4) no’lu bentte yer alan “2.171.00” rakamlarının silinerek, yerine, “808,36” rakamlarının yazılmasına ve kararın bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 08.03.2011 gününde oy birliğiyle karar verildi.