YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13856
KARAR NO : 2011/2982
KARAR TARİHİ : 08.03.2011
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, askerlik süresi hariç 01.02.1997-16.06.2007 döneminde hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak kuruma tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, askerlik süresi dışlanarak 01.09.1998-31.01.2005 ve 01.06.2006-16.06.2007 arası döneme ilişkin olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı ile davalı işveren avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 506 Sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup dosya içeriğinden; …978 sicil sayılı işyerinin 01.09.1998 tarihi itibariyle davalı adına kapsama alınıp faal olduğu, 21.02.2005-24.05.2006 döneminde askerlik yapan davacıya ilişkin işe giriş bildirgesi ve çalışma bildiriminin bulunmadığı, müfettiş denetimi ve ücret kaydı olmayıp tanık dışında başka bir delile dayanılmadığı, biri davacının kardeşi ve bordro tanığı, dördü komşu işyeri çalışanı olduğunu beyan eden toplam beş davacı tanığı tarafından askerlik hariç sürekli çalışıldığının ifade edildiği, biri bordro tanığı diğeri komşu işyeri çalışanı olduğunu beyan eden toplam iki davalı tanığı tarafından ise, davacının hiç çalışmadığının, ara sıra işyerinde çalışan abisine yardım için geldiğinin beyan edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Mahkemece, tarafların da beyanları alınmak suretiyle davaya ve kabule konu dönemde bordroda kayıtlı olan tanıklar belirlenip, çalışmanın varlığına, başlangıcına ve süresine ilişkin bilgi vebeyanları tespit edilmeli, biri davacı tanığı, diğeri, davalı tanığı olarak dinlenen iki bordro tanığının çalışma olgusuna ilişkin beyanları arasındaki çelişki üzerinde durulup söz konusu tanıklar yeniden dinlenmek suretiyle bu çelişki giderilmeli, iddia edilen fiili çalışmaların varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenip, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kuşkusuz, noksan bildirimlerin varlığı sonucuna ulaşıldığı takdirde, 28.08.1985 doğumlu olan davacının 18 yaşını 29.08.2003 tarihi itibariyle ikmal ettiği ve 506 Sayılı Yasanın 60/G maddesi hükmü gereğince sigortalılık başlangıcının 18 yaşın ikmal edildiği tarih olup önceki sürelerin prim gün sayısının değerlendirilmesine esas alınacağının gözden uzak tutulmaması gerekir.
Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde; davalı kurum avukatı ile davalı işveren avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalı işveren şirkete iadesine, 08.03.2011 gününde oy birliğiyle karar verildi.