YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15054
KARAR NO : 2011/3500
KARAR TARİHİ : 15.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, 04.01.1993-25.12.2001 döneminde hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtilen nedenlerle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup, dosya içeriğinden; davalı … işyerinin .. sicil numarasıyla 01.05.1991 tarihinde kapsama alınıp halen faal olduğu, anılan işyerinden 01.04.1993-01.08.1994-30.05.1996-01.06.1998-14.12.2000 tarihli olmak üzere beş ayrı işe giriş bildirgesi düzenlendiği, anılan giriş bildirgelerinden 01.08.1994 ve 30.05.1996 tarihli olanlar hariç diğerleri başlangıç alınmak suretiyle 01.04.1993-01.10.1993 ve 01.01.1997-30.04.1997 ve 01.09.1997-30.12.1997 ve 01.06.1998-28.12.1998 arası dönemlerde tam olarak ve 14.12.2000 tarihli girişe göre de 60 gün olmak üzere çalışma sürelerinin bildirildiği, ifadelerine başvurulan tanıklarca, 2 ila 4 ay arasında değişen süreler hariç, her yıl mevsimlik olarak çalışıldığı biçiminde beyanda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Davacı, bildirim dışı sürelerin tespitini istediğine göre, öncelikle, davalı işyerinin faaliyet dönemleri ve işin niteliği itibariyle mevsimlik olup olmadığı hususu araştırılıp açıklığa kavuşturulmalı, davalı işyerlerine ait işyeri dosyaları ile, dönem bordroları ve varsa ücret bordroları birlikte değerlendirilerek tespit edilecek bordro tanıklarının, çalışmanın varlığına, başlangıcına ve süresine, işin sezonluk olup olmadığına ilişkin bilgi ve beyanları tespit edilmeli, davacının, fiili çalışmalarının varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenip, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kuşkusuz, noksan bildirimlerin varlığı sonucuna ulaşıldığı takdirde, karar tesis edilirken, gerek davalı işyerlerinden yapılan bildirimlerin, gerekse taleple çakışır biçimde … sicil sayılı işyerinden01.06.1995-01.09.1995 arası dönemde, .. sicil sayılı işyerinden 20.03.2001-01.05.2001 arası dönemde, .. sicil sayılı işyerinden 06.06.2001-10.07.2001 arası dönemlerde yapılan çalışma bildirimlerinin dışlanması gereği gözden uzak tutulmamalıdır. Öte yandan, hizmet cetvelinde 1994 yılı ile 1998 ocak ayında ve 1997 yılı mayıs ayında herhangi bir bildirim bulunmamasına rağmen, 1994/2. dönem bordrosunda 30 gün, 1994/3.dönem bordrosunda 30 gün bildirim yapılması, yine, 20.01.1995 tarihli vizite kağıdında; 1994 yılı son 4 ay için 30’ar günden toplam 120 gün prim ödemesi gösterilmesi, keza, 15.01.1998 tarihli sağlık belgesinde, ocak 1998 tarihinde 14 gün prim ödemesi gösterilmesi, aynı şekilde, 28.11.1997 tarihli sağlık belgesinde, 15.05.1997’ye kadar prim ödemesinin yapıldığının belirtilmesi karşısında; bu hususlara ilişkin olarak araştırma yapılıp, çelişkilerin giderilmesi gereği gözetilmemiştir. Diğer yandan, davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Böyle olunca; davacının, kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı, yukarda açıklanan bordro, sağlık belgesi ve vizite kağıtlarında gösterilen çalışma ve prim ödeme sürelerinin ise, hangi nedenle hizmet cetvelinde gözükmediği, gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmalı, varsa, tarafların göstereceği tüm deliller toplanarak ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde; davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.03.2011 gününde oy birliğiyle karar verildi.