YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5139
KARAR NO : 2010/12974
KARAR TARİHİ : 05.10.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15.08.1991 – 31.05.1992, 15.08.1992 – 31.05.1994, 01.08.1994 – 31.05.1995, 08.08.1995 – 27.08.1996, 18.08.1997 – 31.05.1998, 13.10.1999 – 31.05.2000, 31.01.2001 – 31.05.2001 ve 31.08.2004 – 31.08.2005 tarihleri arasında profesyonel futbolcu olarak çalıştığının tesbitini istemiş; Mahkemece, 31.05.2001 tarihi öncesine ilişkin isteğin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 31.08.2004 – 31.08.2005 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dava, davalılardan işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir. Bu yönü ile davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/8. maddesidir. Anılan maddede yönetmelikle tespit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalıların hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Yönetmelikle tespit edilen belgelerin verilmesi, hizmetin Kurumca tespit edilmesi ya da Kuruma bildirilen hizmetler sonrasında, çalışmanın kesintisiz olarak devam etmesi durumunda, kesintisiz devam eden süreye ilişkin olarak hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği açıktır.
Somut olayda, dava konusu dönemi içerir şekilde, 1991 yılından başlayarak Kurum’a yapılmış sigorta bildirimlerinin varlığı karşısında, bu bildirimlerin davalı spor klubünden yapılmış olması halinde, sonrasında kesintisiz devam eden süre bakımından hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gözetilmeksizin, bu yönde eksik araştırma ile, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.