Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/5549 E. 2010/12965 K. 05.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5549
KARAR NO : 2010/12965
KARAR TARİHİ : 05.10.2010

…. adına Av. … ile … arasındaki dava hakkında ….. İş Mahkemesi’nden verilen 09.06.2008 günlü ve 461/534 sayılı hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Tebligat Kanununun 21’nci maddesine göre; kendisine tebligat yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ yapılacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Tebligat Tüzüğünün 26 ncı maddesine göre, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiği belirlenirse, tebliğ memurunca durum ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ tutanağına yazılır; altı imzalattırılarak tebliğ edilecek evrak beyanı yapana verilir.
Dava dilekçesinin davalıya tebliğinin, “Muhatap tevziat saatinde evde olmadığından, iki nolu haber kağıdı bırakıldı” denilerek ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere aykırı tebliği; gıyabi hükmün de, aynı adrese Tebligat Kanununun 35 inci maddesine göre tebliği usulsüz olup; gıyabi hükmün davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine, 05.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.