Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/5834 E. 2010/13165 K. 11.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5834
KARAR NO : 2010/13165
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

Dava, davacının davalılardan işveren yanında, 01.031988 – 15.05.2005 tarihleri arasında, hizmet akdine dayalı olarak, aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve…….tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7. maddesi uyarınca 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır
Eldeki dava dosyasına konu olayda, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece, dinlenen tanık beyanları ile temyiz edilmeksizin kesinleşen işçi alacakları dosyasına göre hüküm kurulmuş ise de, tanıkların iddia konusu dönemde tamamında değil, kısmen bordro tanığı oldukları ve kendi çalıştıkları döneme ilişkin beyanda bulundukları görülmektedir. Davacı ile davalı işverenin kardeş oldukları, davacının
01.03.1988-31.03.2003 tarihleri arasında kısmen çalışmalarının davalılardan Kuruma bildirildiği, iddia edilen dönemin yaklaşık 17 yıl gibi çok uzun bir dönem olduğu, davacı kardeşin çalışmalarının uzunca bir süre bildirimsiz kalmasının hayatın olağan akışına aykırı olup; dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu işverenler veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak, bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği, ya da, bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, davacının askerlik süresi ilgili askerlik şubesinden sorulmalı, iddia edilen dönemde askerliğini yaptığının anlaşılması halinde askerlik öncesi ve sonrası dönemde çalışmalarına ara verip vermediği, kesin olarak belirlenmeli, davalı işyerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa, belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği ile işçi alacalarına ilişkin dosyanın ancak güçlü delil niteliğinde olduğu, Mahkeme için bağlayıcı niteliği haiz olmadığı nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …..adesine, 11/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.