Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/6398 E. 2010/13365 K. 12.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6398
KARAR NO : 2010/13365
KARAR TARİHİ : 12.10.2010

Davacı, davalılara ait işyerinde geçen ve eksik bildirilen hizmetlerin tespiti ile bu hizmetlerin yeraltında geçtiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile davalılarda……vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve……. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve maddesi olup, davacı 14764, 17102, 24176 sicil numaralı işyerlerinde yeraltında geçen hizmetlerin kuruma eksik ve yerüstünde geçen çalışmalar olarak bildirildiğini iddia etmektedir.
1-Davaya konu çalışmaların geçtiği ……numaralı işyerinden 20.12.1993 tarihli işe giriş bildirgesinin …… ve ortakları, tarafından verilmiş, dava …. aleyhine açılmıştır.
Hizmet tespiti davalarında, davalı Kurumun yasal hasım olarak elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumunda olduğu, Kurum yanında tespiti istenen sürede işyerinde işveren olarak bulunanların tümünün kendi hak alanını da ilgilendirdiğinden zorunlu dava arkadaşı olduğu, sigortalıyı çalıştıran gerçek veya tüzel kişilere karşı da açılması gerekir. Davalı …….. ile ortak olan kişi (veya kişiler) araştırılarak, tespit edilecek ortağa yasal yönteme uygun biçimde ek dava yoluyla husumet yöneltilmesi ve göstereceği deliller de toplandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulması gereği gözetilmeden karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.
2-Davaya konu çalışmaların geçtiğ….numaralı işyerinden 20.12.1993 tarihli işe giriş bildirgesinin …. ve ortakları, 08.05.1994 tarihli işe giriş bildirgesinin ……. tarihli işe giriş
bildirgesinin……..arafından verilmiş ve bu işyerinden kısmi bildirimler yapılmıştır. Söz konusu işyerinde her bir işveren nezdinde geçen çalışma dönemleri belirlendikten sonra, her işveren yönünden davacının talebi hakkında karar verilmesi gerekirken sadece ……. yanında geçen çalışmalar hakkında karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.
3-506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Davacının gerçek çalışma olgusunun kanıtlanması yönünde Mahkemece; mümkün oldukça, işyerinde tutulması gerekli ücret bordrosu gibi kayıtlarla Kurumdaki belgelerden yararlanılmalı, dönem bordroları celbedilmeli, çalışma süresinin tümü yönünden beyanda bulunabilecek işverenin bordrolarında sigortalı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile gerektiğinde komşu işyeri işverenleri ile buralarda çalışanlar saptanarak somut bilgi ve görgülerine başvurulmalı; yargılama aşamasında dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı, kapasite ve niteliği nazara alınmalı, bilgilerinin dayanakları dosyaya yansıtılmalı, tarafların göstereceği ve gerekirse re’sen toplanacak diğer delillerden yararlanılmalı, yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak, davacının çalışmalarının Kuruma eksik bildirilip bildirilmediği hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler çevresinde gerekli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde, bildirilen hizmetlerin yeraltında geçtiğinin tespitine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ile davalılardan…….. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan……’e iadesine, 12.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.