Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/6480 E. 2010/14079 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6480
KARAR NO : 2010/14079
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı; askerlik borçlanmasının geçerliği ile, fiili hizmet süresi ve askerlik süresi toplamının emeklilik için gereken yasal hizmet süresi şartını oluşturduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece,ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İnceleme konusu somut olayda; 03.06.1990-27.03.1994 tarihleri arasında 3 yıl 9 ay 24 gün 1479 sayılı Yasa kapsamında ve 04.11.1975-15.05.1979 tarihleri arası muhtelif dönemlerde 2 ay 20 gün 506 sayılı Yasa kapsamında(…… ve …. sigorta sicil numaraları ile) olmak üzere toplam 4 yıl 14 gün zorunlu sigortalılığı bulunan muris………, nüfus kaydı getirtilmemiş olmakla birlikte, taraf beyanlarına göre 24.11.2007 tarihinde vefat ettiği; 11.07.2008 günlü ….. hesap ekstrasına göre de, murisin 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığa ilişkin olarak hiç prim ödemesi olmadığı gibi, 2008/7.ay itibarıyla da 2.886,00 TL prim borcu bulunduğu anlaşılmaktadır.Yine şahsi sicil dosyasına göre,muris .. …. 29.06.1958-29.09.1960 tarihleri arası dönemde, henüz borçlanma işlemi yapılmamış, 2 yıl askerlik süresi de bulunmaktadır.
İş bu dava ile davacı; askerlik borçlanmasının geçerliliği ile, fiili hizmet süresi ve askerlik süresi toplamının emeklilik için gereken yasal hizmet süresi şartını oluşturduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece, askerlik borçlanması talebinin geçerliliğine, fiili hizmet süresi ve askerlik borçlanması toplamının emeklilik için, yasal hizmet süresi şartını oluşturduğunun tespitine, denilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin hükmü, eksik inceleme araştırmaya dayalı olduğu gibi, HUMK’un 388.ve 389.maddelerinde öngörülen usul kurallarına uygun nitelikte ve infaza elverişli şekilde de kurulmamıştır. Zira, eş … …. vefat tarihine ilişkin, nüfus kaydı-veraset belgesi getirtilmemiş; yine eş…. ait, yukarıda belirtilen 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süresine ilişkin prim borcu(fer’ileriyle birlikte) ile, davalı Kurumca belirlenecek, askerlik süresine ait borçlanma bedelinin ödenmesi sağlanmamıştır.
Bu durumda, davacı murisi …. ait nüfus kaydı ve veraset belgesi getirtilmek suretiyle ölüm tarihi saptanmalıdır. Bu saptama yapıldıktan sonra, davacı Murisine ait 03.06.1990-27.03.1994 tarihleri arası zorunlu …… sigortalılık döneme ilişkin prim borcu (fer’ileriyle birlikte) ile, 29.06.1958-29.09.1960 tarihleri arası askerlik süresine ilişkin askerlik borçlanma bedelinin ödenmesi sağlanmalıdır. Ancak, bu ödeme yapılırken, 2007 yılı ölüm tarihi itibarıyla 5 tam yıldan fazla sigortalılık süresi (askerlik ile birlikte toplam 6 yıl 14 gün) bulunan ….. üzerinden, davacı eşe ölüm aylığı bağlanabilmesi için gerekli olan, en az 5 tam yıl prim ödemiş olma şartı gereği; yapılacak prim ve askerlik borçlanma bedeline ilişkin ödemelerin, anılan en az 5 tam yıl sigortalılık süresini karşılamasının yeterli olacağı yönündeki Dairemizin yerleşik içtihatları gözetilmelidir.
Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular birlikte gözetilerek, dava konusu istem yeniden değerlendirilip, eksiklikler giderildikten sonra varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Kuşkusuz verilecek bu karar, HUMUK’un 388. ve 389.maddelerinde öngörülen usul kurallarına uygun nitelikte ve infaza elverişli şekilde olmalıdır.
O halde, davalı Kurum Avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.