YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6595
KARAR NO : 2010/13970
KARAR TARİHİ : 19.10.2010
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 31.12.1986 – 14.03.1988 tarihleri arası ve 20.12.1990 tarihinden itibaren vergiye kayıtlı olup; 2006 yılında yapılan işlemle 04.10.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak tescil edilen davacı, 1989 yılından itibaren sigortalı olduğunun tespitini istemiştir.
1479 sayılı Kanunda, 506 sayılı Kanun’un 79/10. maddesine paralel nitelikte bir düzenleme bulunmadığı için, kural olarak hizmet tespiti davası açılmasının mümkün olmadığını dikkate alan yasa koyucu, sigortalılık niteliğini taşıdıkları hâlde Kuruma tescil edilmemiş kişilere zaman zaman tescil imkânı tanınmış ve ayrıca, istek hâlinde primi ödenmek şartıyla geçmişteki çalışmaların değerlendirilmesi sağlanmıştır.
Bu kapsamda 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 1. maddesi ile kayıt ve tescilsiz sigortalılara 04.10.2000 tarihinden itibaren yeniden tescil imkânı getirilmiş, ancak söz konusu Kanun Hükmünde Kararname Anayasa Mahkemesi’nce daha sonra iptal edilmiştir.
Son olarak 02.08.2003 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun’un 47. maddesi ile 1479 sayılı Yasaya eklenen geçici 18. maddesi; yasanın yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde Kuruma başvurmak şartıyla, 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 1. maddesindeki hükmü tekrarla, sigortalılık niteliğini taşıdıkları hâlde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmayanlara, yeni bir imkân getirmiştir.
Somut olayda, 2006 yılı öncesinde Kuruma kayıt ve tescili ile prim ödemesi bulunmayan davacı tarafından, Kurum’a verilen ve dosya içerisinde bulunan dilekçenin, Kurum’a intikal tarihi belirlenip; anılan Yasanın geçici 18. maddesinde
belirtilen sürede verildiğinin anlaşılması durumunda, borçlanma talebini içerip-içermediği tartışılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.