Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/7111 E. 2010/14448 K. 26.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7111
KARAR NO : 2010/14448
KARAR TARİHİ : 26.10.2010

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması, birikmişlerin faiziyle ödenmesi ve ilgili icra dosyasına borçlu olmadığının tespiti; birleşen dava ise, Kurumca yersiz ödendiği iddia olunan aylıkların tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilşkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacıya 01.01.1984-09.01.1997 tarihleri arasında 1479, 01.01.1997-02.8.2002 tarihleri arasında 506 sayılı Yasalar kapsamındaki çalışmaları toplamı üzerinden, 01.9.2002 tarihinden itibaren …..arafından yaşlılık aylığı bağlandığı, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların …….adlı işverenler kapsamında bildirildiği belirgindir. Anılan çalışmaların 30.11.1999-01.3.2000 ile 31.5.2000-09.6.2000 dönemlerinde kesinti gösterip bildirim bulunmadığı, aynı dönemlerde davacının adı geçen şirketlerde kurucu ortak ve Yönetim Kurulu üyesi ortak olması sebebiyle ilgili müfettiş raporu ile, 30.11.1999 tarihinden itibaren zorunlu…..sigortalısı sayılması gerektiği sonucuna varılarak 09.6.2000- 02.8.2002 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarının iptal edildiği, böylece 2829 sayılı Yasanın “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.” şeklindeki 8. maddesi koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davacıya …… tarafından bağlanan yaşlılık aylığının da başlangıçtan itibaren iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Belirtilen gelişmeler sonucu …….. tarafından davacı aleyhine, ödenen yaşlılık aylıklarının tahsili için icra takibine başlanılmış, davacı tarafından da kesinti gösteren çalışma dönemleri hakkında hizmet tespiti davası açılmış ise de;
Yargılama aşamasında, 08.5.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5754 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 1479 sayılı Yasanın ek geçici 6. maddesinin, “5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar …..ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde belirtilen emekli sandıkları ile kanunla kurulu diğer emekli sandıklarınca kendilerine yaşlılık, malûllük veya ölüm aylığı bağlananlar, 1/10/1972 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamı dışında sayılırlar. Ancak, bu Kanuna tabi hizmet süreleri, diğer kurum ve sandıklara bildirilmiş ise bu hizmetler geçerli sayılır.” hükmü karşısında, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.