Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/7371 E. 2010/14218 K. 25.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7371
KARAR NO : 2010/14218
KARAR TARİHİ : 25.10.2010

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının mahkeme kararı sonrası 27.11.2006 tarihli tahsis talebine dayanılarak 01.12.2006 tarihinden itibaren hak ettiği yaşlılık aylıklarının hak kazandığı tarihlerden 23.04.2008 tarihine kadar yasal faiz uygulanması istemine ilişkindir.
Mahkemece; ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, dava dilekçesi ile, 01.12.2006 tarihinden itibaren ödenmeyen yaşlılık aylıklarına, hak kazandığı tarihlerden, 23.04.2008 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiş; yapılan yargılama sonucunda, dava dilekçesinde alacağa ilişkin olarak, miktar belirtilmediği halde, davanın kısmen kabulü ile, 91,50 TL faiz alacağının davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.
Mahkemece yapılacak iş; davacıdan, dava konusu ettiği alacak miktarını açıklaması ve belirtilecek rakamı harçlandırması için mehil verilmeli; daha sonra, davacının alacak miktarının belirlenmesinde, 506 sayılı Yasanın 116.maddesinde belirtilen, Kuruma cevap için tanınan 3 aylık sürenin başlangıç tarihi, sigortalının tahsis talebinin üç aylık sürenin sona ermesinden önce reddedilmesi halinde, Kurumun red tarihi, üç aylık süre geçirildikten sonra reddedilmesi halinde ise, üç aylık sürenin sona erdiği gün ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 161. maddesi de dikkate alınarak belirlenecek tarihin esas alınarak tesbitin yapılması gerektiği gözetilmeksizin, Dairemizin yerleşmiş İçtihatlarına aykırı olarak tesbit davasının kesinleşme tarihine göre faiz alacağının belirlenmesi isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece, yukarıdaki maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şeklide eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile usul ve yasaya aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, bozma nedenidir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.