Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/8088 E. 2010/16354 K. 09.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8088
KARAR NO : 2010/16354
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

…….

Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya sağlanan sosyal sigorta yardımlarının rücuan ödetilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece; ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davacı Kurum vekili iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya sağlanan sosyal sigorta yardımlarının rücuan ödetilmesini istemiş, mahkemece 26.01.2005 tarihli…….İş Müfettişi tarafından düzenlenen rapora dayanılarak ve artışları da içeren peşin sermaye değer tablosundaki miktarlar esas alınarak hüküm kurulmuştur.

Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesi olup, mahkemece, zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı açısından uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir. Alınan kusur raporunun dosya içeriğine, tarafların iddia ve savunmalarına uygunluğu denetlendikten sonra sonucuna göre hüküm oluşturulmalıdır. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin iş müfettişinin raporunun hükme esas alınması doğru değildir.

Ayrıca 506 sayılı Kanunun 26/1.nci maddesindeki “….sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün, Anayasa Mahkemesince 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas 2006/106 Karar sayılı
./..
-2-

kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Kurumun bu maddeden doğan rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, Kurumun rücu alacağının ilk peşin değerinin, peşin sermaye değeri hesap tablosundaki ilk satır ve sosyal yardım zammının toplamından ibaret olduğunun kabulü gerekirken, artışları da içeren tüm satırların toplamı olan miktarın esas alınması doğru değildir. Ayrıca ilk peşin değerli gelirler yönünden faiz başlangıcının, gelirin onay tarihi olduğu hususu da kurulacak hükümde dikkate alınmalıdır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi

…..