YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8961
KARAR NO : 2010/483
KARAR TARİHİ : 21.01.2010
…..
Davacı, 01.03.1994-30.05.2005 tarihleri arası dönemdeki isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurumun sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Zorunlu … sigortalısı olarak önceden Kurumca tescili bulunan, 01.05.1991 tarihinden geçerli olmak üzere isteğe bağlı … sigortalısı kabul edilen ve 01.03.1994-10.02.1995, 01.03.1996-03.02.1997, 15.07.1998-01.03.1999 tarihleri arası toplam 756 gün zorunlu …’lı olarak çalışan davacı; 01.03.1994-30.05.2005 döneminde isteğe bağlı … sigortalılığının geçerli olduğunun tespitini,ayrıca, çakışan primlerin de lehine uygulanmasını istemiştir.
Mahkemece; davacının, 01.03.1994 – 01.03.1999 tarihleri arası dönemde zorunlu sigortalı olması nedeniyle bu dönem içerisinde kurum kayıtlarında görünen 756 günlük zorunlu çalışmanın zorunlu sigortalılık süresi olarak tespitine; 01.04.1999 – 30.05.2005 tarihleri arası dönemde isteğe bağlı sigortalılığın tespitine ve isteğe bağlı prim ödemeleri ile çakışan zorunlu sigortalılık dönemine ait isteğe bağlı primlerin davacıya iadesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Davacının, zorunlu çalışmasının sona erdiği 01.03.1999 tarihinden sonraki ilk isteğe bağlı prim ödemesinin 24.03.2000 tarihi olması karşısında, anılan isteğe bağlı ödemeyi takip eden aybaşı olan 01.04.2000 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalılığın tespitine karar verilmesi gerekirken, zorunlu sigortalılığın sona erme tarihini (01.03.1999) takip eden aybaşı olan 01.04.1999 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalılığın başlatılması isabetli değildir.
Öte yandan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 179/2.ve 5.maddelerine göre, dava dilekçesinde iddianın ve dava konusunun açık bir şekilde yer alması gerekir.Talep sonucu,mahkeme davayı kabul ettiğinde, talep sonucunu aynen hüküm fıkrası (HUMK. 388/4) olarak kararına alabileceği şekilde anlaşılabilir, açık ve net olmalıdır.
……
Somut olayda; davacı, çakışan primlerin lehine uygulanmasını isterken; Mahkeme ise, davacının, 01.03.1994 – 01.03.1999 tarihleri arası zorunlu sigortalı olması nedeniyle, bu döneme ait isteğe bağlı primlerin 12-151 Ek genelge gereği iadesi gerekeceğinden bahisle; isteğe bağlı prim ödemesi ile çakışan zorunlu sigortalılık dönemine ait isteğe bağlı primlerin davacıya iadesine karar vermiştir. Fakat, anılan davacı istemi ile bu sonuca ulaşmak mümkün değildir.
O halde yapılacak iş, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 75/2. ve 213. maddeleri gereği, davacıdan bu yöndeki dava konusu ile, talep sonucunu açıklattırmak, giderek talebe göre yapılacak inceleme ve araştırma sonucu yapılacak değerlendirmeye göre karar vermekten ibarettir.
O hâlde, davalı Kurum Avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
……….