Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2010/13057 E. 2010/14259 K. 25.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13057
KARAR NO : 2010/14259
KARAR TARİHİ : 25.10.2010

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının ve birikmiş yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozma ilamına uyduktan sonra yaptığı yargılama sonucu, davacıya 01.07.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve 506 sayılı Kanunun 116. maddesindeki 3 aylık süre gözetilmek suretiyle birikmiş yaşlılık aylıklarının yasal faizleriyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, talep tarihi itibariyle prim borcu olup olmadığına ilişkin dava açma hakkının saklı tutulmasına karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurumun avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5434 ve 506 sayılı Kanunlar kapsamında olan hizmetleri birleştirilerek yaşlılık aylığı bağlanmasını isteyen davacının, 01.03.1995 – 30.03.2004 tarihleri arasında Düzce Barosu bünyesinde avukat olarak topluluk sigortasına tabi olmasına karşın, sigortalı olduğu tüm sürenin primlerini ödeyip ödemediğine ilişkin uyuşmazlığın giderilmesinin başka bir davada sonuçlandırılmasına neden olmak suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır.
1-)Mahkemenin uyma kararı verdiği Dairemizin bozma kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; “Davanın yasal dayanaklarından olan 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 186. maddesinde; “… avukatların 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 86. maddesinde gösterilen Topluluk Sigortasına girmeleri zorunludur. Ancak, bu zorunluluk (Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası) bakımından olup, (İş kazaları ve meslek hastalıkları), (Hastalık) ve (Analık) sigortalarına girmek avukatın isteğine bağlıdır.” 506 sayılı Kanunun 86. maddesinde; ”…(Ek fıkra:29/7/2003-4958/40 md.) Ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmeyen primler için bu tarihten başlanarak 80. madde hükmüne göre gecikme zammı uygulanır.” düzenlemeleri gözetildiğinde; topluluk sigortasına tabi olduğu 01.03.1995 – 30.03.2004 tarihleri arasında kalan tüm sürenin malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primlerini ödeyip ödemediği araştırıldıktan sonra, ödemediğinin tespiti
halinde; usul ekonomisi ilkesi gözetilerek, ödemesi için uygun bir süre verilen davacıya, tüm borcunu ödemesi durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarındaki hizmetleri birleştirilmek suretiyle yaşlılık aylığı bağlama şartlarının oluşup oluşmadığı irdelenmesi gerektiği,” bozma nedeni yapılmış olup, yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin talep tarihi itibariyle borç olup olmadığına ilişkin uyuşmazlığın eldeki davada giderilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması;
2-)Kabule göre, 2829 sayılı Kanunun; 3/b maddesindeki, “malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödenmiş süreler, hizmet süresi olarak değerlendirilebilir.” 7. maddesindeki, “primi ödenmemiş süreler, hizmet süreleri toplamına katılamaz.” 506 sayılı Kanunun; 60 ve geçici 81. maddelerindeki, Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler. 62. maddesindeki, “sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki aybaşından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanır.” düzenlemeleri gereğince, yukarıda anılan döneme ilişkin olarak davalı Kurumun, olduğunu iddia ettiği prim borcunu 14.06.2010 tarihinde ödediği anlaşılan davacıya, 01.07.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması mümkün iken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenleridir.
O halde, davalı Kurumun avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.