Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2010/13621 E. 2010/16573 K. 14.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13621
KARAR NO : 2010/16573
KARAR TARİHİ : 14.12.2010

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 25.07.1994 tarihli başvuru uyarınca askerlik borçlanmasına ilişkin borcun süresinde yatırıldığının tespitiyle süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle sonradan tahsil edilen 2.198,52 TL’nin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 5,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün, taraflarca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı yasanın 60/F maddesinin uyuşmazlık konusu tarihte geçerli olan düzenlemesine göre; borçlanılan askerlik süresinin hizmetten sayılabilmesi için, tahakkuk eden prim borcunun, sigortalıya yöntemince bildirildiği tarihten itibaren hak düşürücü süre niteliğindeki 2 yıllık yasal süre içerisinde Kuruma ödenmesi gerekmektedir. Davacı adına düzenlenen 21.02.1995 tarihli yazıda da, “…tebliğ tarihini takip eden 2 yıl içerisinde (24.02.1997 tarihine kadar)” ödeme gereğine değinilmiş; borçlanma tutarı ise, 24.07.1997 tarihinde yatırılmış olup; yasal süre geçirildiği için, geçersiz sayılmıştır.
Borç bildirim yazısında, tebliğ tarihinden itibaren iki yıl içinde ödeme öngörüldükten sonra, yazının düzenlenme tarihinden iki yıl sonraki bir tarihin son ödeme tarihi olarak belirtilmiş olması yönündeki çelişki, tebliğ tarihi sonrasındaki iki yıllık sürede ödeme olanağından yararlanmayı engelleyemeyeceğinden; borçlanma isteminin kabulü ve tahakkuk eden prim borcununun bildirimine ilişkin 21.02.1995 tarihli yazının, davacıya tebliğ edildiği tarih belirlenerek, iki yıllık sürede ödeme olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tebliğ tarihine göre belirlenmesi gereği üzerinde durulmaksızın; eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilnin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.