YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14978
KARAR NO : 2010/17226
KARAR TARİHİ : 21.12.2010
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, işsizlik ödeneğinin ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-İşe iade davası sonucunda mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiği taktirde 4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçinin on günlük süre içinde başvurmaması veya süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işverence yapılan fesih, 4857 sayılı İş Kanununun 21/5. maddesine göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz. Ancak, geçerli sayılan feshe bağlı olarak işçiye ihbar ve koşulları oluşmuşsa kıdem tazminatı ödenmelidir.
Somut olayda; işveren tarafından iş akdi feshedilen davacının açtığı işe iade davası sonucunda, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiği, işverenin daveti üzerine davacının işe başlamadığı, iş akdinin, 4447 sayılı kanun 51. maddede yazılı haller kapsamında sona erdiğine dair Mahkemenin kabulü yerindedir.
2- Ne var ki; davacıya ait hizmet cetvelinin ve …..’daki şahsi sicil dosyasının celbedilmediği anlaşılmaktadır.
4447 sayılı Kanunun 50/2 maddesi uyarınca;“Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son üç yıl içinde;
a) 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün,
b) 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün,
c) 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün,
Süre ile işsizlik ödeneği verilir.”
Öte yandan; anılan kanunun 51/1. maddesinde de; “Bu Kanun uyarınca sigortalı sayılanlardan hizmet akitleri aşağıda belirtilen hallerden birisine dayalı olarak sona erenler, Kuruma süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını kaydettirmeleri, hizmet akitlerinin sona ermesinden önceki son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanırlar.” Hükmü öngörülmüştür. Her iki maddenin açık düzenlemesi karşısında davacının ödeneğe hak kazanıp kazanmadığına ilişkin olarak, işten ayrılmadan önceki son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışması ve son 120 gün içinde kesintisiz çalışması ve bu sürelere ait primin ödenmesi gerekli olup, Mahkemece bu hususlar araştırılarak, toplanacak tüm deliller doğrultusunda varılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçelerle karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.