Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2010/15927 E. 2012/4509 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15927
KARAR NO : 2012/4509
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan harcama ve ödemelerin 506 sayılı Yasanın 10 ve 26.maddesi uyarınca rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı … Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 10 ve 26.maddesidir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davalı… 07.09.2004 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, 11.04.2006 tarihinde tasfiyesinin sona erdiği ve 17.04.2006 tarihinde Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı ve Ticaret Sicilindeki kaydının terkin edildiği görülmektedir.
Tüzel kişilik, Ticaret Sicilindeki kaydın terkini ile sona ermekte ise de, tüzel kişiliğin sona erdiğinin hukuk açısından kabul edilebilmesi için tasfiye işleminin eksiksiz tamamlanmış olması gerekir. Eğer tasfiye işlemleri gerçek olarak tamamlanmamış ve tasfiyede gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik Ticaret Sicilinden terkin edilse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemez.
O itibarla davacı Kurum vekiline uygun süre verilerek, tasfiye işlemleri tam olarak sona ermediği için Limited Şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası hakkında tasfiye kurulu ile ticaret siciline husumet tevcihi suretiyle dava açmasının sağlanması ve dava açıldığı takdirde bu davanın sonucunun beklenmesi, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde bu tüzel kişinin huzuru ile rücu davasının görülmesi ve varılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekir.
Belirtilen maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.