YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3483
KARAR NO : 2011/11845
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 13.10.1997-31.10.2004 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirilenler dışında kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan SGK Başkanlığı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davacı, dava dilekçesinde, 13.10.1997- 31.10.2004 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde kesintisiz çalıştığının ve eksik bildirilen sürelerin tespitini talep etmiş, mahkemece davacının hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz çalıştığının kabulü ile dava dilekçesinin talep bölümünde belirttiği süreler kadar çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davacı, dilekçesinin talep bölümünde eksik dönemleri açıkça belirterek toplam 1785 günün tespitine karar verilmesini talep etmiş ise de, ayrıntılı olarak belirttiği süreler toplamının 861 gün olup, talebi gibi 1785 gün olmadığı, dilekçedeki açıklamalar ile talebin birbiriyle uyumlu olmadığı anlaşıldığından mahkemece öncelikle, HUMK.’nun 75. maddesi gereğince davacı asil isticvap edilerek, talebi açıklattırılmalı, sonrasında yapılacak araştırmaya göre karar verilmelidir.
2-Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun 79. maddesi olup bu tür davaların kamu düzenine ilişkin bulunmaları, sigortalılığın zorunlu, kişiye bağlı ve devredilemez bir hak olması nedeniyle özel bir duyarlılıkla araştırma yapılarak deliller resen toplanmalıdır. Davacı hizmet akdi ile çalıştığını iddia etmektedir. Hizmet akdinin unsurları zaman ve bağımlılıktır.Somut olayda; davacının, çalışmasının niteliğine ilişkin olarak mahkemece yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. İşyerinde bulunan tüm belgelerin özellikle ücret ödemelerini gösterir bordro ve makbuzlarla birlikte celbi ile gerekirse re’sen saptanacak bordroda adı bulunan sigortalılar ile benzer iş yapan veya komşu işyeri sahip ve çalışanları tanık sıfatı ile dinlenerek; davacının çalışmasının sürekli mi kesintili mi olduğu, hizmet akdinin zaman ve bağımlılık unsurlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, çalışılan işyerinin faaliyet düzeninin ne olduğu, davacı tarafından ne tür işlerin yapıldığı ve davacının çalışma düzeninin ne şekilde olduğu yönünde ayrıntılı beyanları alınmalı, ayrıca tanıkların verdikleri bilgiye ne şekilde sahip oldukları, işveren ve davacı ile ilişkileri ile işyerinde yapılan işin kapsam ve niteliği tanık beyanlarının değerlendirilmesinde dikkate alınmalıdır.
3-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının, sigorta sicil numarasında yer alan, başkasına ait olup, başka işyerinden bildirilen çalışmaların da davacıya aitmiş gibi kabul edilerek, bildirilecek hizmetin belirlenmesinde esas alınması hatalıdır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.