YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7252
KARAR NO : 2010/13145
KARAR TARİHİ : 11.10.2010
Davacı, 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaları dışında ürün bedelinden yapılan tevkifat nedeniyle 01.01.1995 – 31.12.2001 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozma ilamına uyduktan sonra, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve …. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemenin uyma kararı verdiği Dairemizin bozma ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanunun; 2. maddesine göre, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar. 3. maddenin (b) bendinde, Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanların, tarımsal faaliyette bulundukları düzenlemesine yer verilmiştir. 5. maddesinde, Kanunda öngörülen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı; 9. maddesinde, bu Kanun kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma
kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılacağı düzenlenmiştir. Bu çerçevede, anılan Kanunun 36. maddesi gereği olarak da, Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararıyla ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsili olanaklı kılınmıştır. İşte bu bağlamda, sigorta primlerinin ürün bedellerinden …… adına tevkif suretiyle tahsili halinde, kişinin, yukarıda izah edilen 5. maddede yer alan anlamda tescil işleminin bu tevkifat tarihinde gerçekleştiğinin ve 3. maddede belirtilen tarımsal faaliyetin sürdürüldüğü sürede sigortalı olarak kabul edilmesi, anılan yasal düzenlemelerin lafzına ve ruhuna uygun olacaktır. 3. madde hükmünde belirtilen tarımsal faaliyetin sürdürüldüğü süre hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılıp belirlenmelidir. Bu bağlamda, 2926 sayılı Kanun kapsamında kendi adına ve hesabına tarımsal faaliyetin sürdüğünün karinesi, valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtlarıyla, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, 1581 sayılı Kanuna göre kurulan tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan Pancar ve Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği…..ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan millî bankaların kayıtlarıdır.
Öte yandan, sigortalılığın sona ermesini düzenleyen 6. maddede, bu kanuna göre sigortalı sayılanlardan, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce sigortalılıklarının sona ereceği düzenlenmiştir. Ancak, 5. maddede yerini bulduğu üzere sigortalılığın zorunlu oluşu ve kapsama dahil bulunmak koşuluyla sigortalı olmak hak ve yükümünden vazgeçilemeyeceği gibi kaçınılamayacağı olgusu ile 9. maddede yer alan Kurumun resen tescil yükümü birlikte gözetildiğinde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.02.2007 gün ve 2007/21-73-71 sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi zorunlu sigortalılığın makul kabul edilebilecek süreden daha az olması halinde; anılan sigortalılığın bitiminde 2926 sayılı Kanun çerçevesinde tarımsal faaliyete yeniden başlanarak devam edilmesi durumunda, davalı Kurumun sonradan gerçekleşen bu tarımsal faaliyete değer vermesi zorunlu olup; diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi zorunlu sigortalılığın makul kabul edilebilecek süreyi aşmış olması halinde ise, yeniden 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın kabulü için; bu sigortalılık kapsamında tescil talebi, prim ödenmesi ya da ürün teslimatında prim tevkifatı yapılması halinde; talep, prim ödeme veya (özel kuruluş yapmışsa primin Kuruma intikal etmesi şartıyla) tevkifat tarihini takip eden ay başından geçerli olmak üzere yeniden 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın başlatılması mümkün olabilecektir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda; …….. teslim ettiği tütün ürünü bedelinden 18.05.1994 tarihinde yapılan prim tevkifatı nedeniyle 01.06.1994 – 31.12.1994 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak kabul dilen davacının, 20.11.1995 – 29.02.1996 tarihleri arasında 50 gün 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı gözetildiğinde; 2926 sayılı Kanunun 3/b, 6, 10 ve 36. maddeleri çerçevesinde dava konusu döneme ilişkin olarak kesintisiz olarak devam etmesi gereken kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyetinin varlığının kanıtlanamadığının belirgin olması karşısında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.