YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7417
KARAR NO : 2010/13690
KARAR TARİHİ : 14.10.2010
Dava; zararlandırıcı sigorta olayı sonucu yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi gereğince davalılardan teselsül hükümlerine göre rücuan alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca, inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve ….. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-) Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanması zorunludur. Dairemizin bozma ilâmında belirtilen iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76’ncı maddesi gereğince, yürürlükteki kanunları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir kanun maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi de bulunmamaktadır.
Ayrıca; 24.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasında; müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir.
Dava tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan inceleme konusu davanın, söz konusu iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum karşısında reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmamasına karşın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, yargılama sonunda davacı Kurum davada haksız çıkan taraf olarak nitelendirilip vekil ile temsil edilen davalılar yararına avukatlık ücreti belirlendikten sonra davacı Kurumun anılan ücret yönünden sorumluluğuna karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, kaldı ki kabule göre, davalılar yönünden davanın reddi sebebinin ortak olduğu belirgin bulunmasına karşın, davalılar yararına tek avukatlık ücretinin hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, anılan ücretin her bir davalı için ayrı belirlenmesi de, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Hükmün üçüncü ve dördüncü paragraflarının çıkartılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.