Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2010/9346 E. 2011/17141 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9346
KARAR NO : 2011/17141
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 2022 sayılı Yasa hükümlerine göre aylık bağlandığı anlaşılan sigortalı …’ ın babası …’a yapılan sağlık harcamalarının davalı sigortalıdan tahsili istemini içermektedir.
Mahkemece,ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olay incelendiğinde; davacı Kurum, sigortalı …’ın babası …’a sağlık karnesi düzenlediği,yapılan incelemede …’a 2022 sayılı yasa gereği yaşlılık aylığı bağlandığının saptanmış olduğu, … haksız olarak faydalandığı tedavi giderleri nedeniyle Kurumun zarara uğratıldığı ve Kurum zararının giderilmesi için iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten de, davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasanın 42. maddesi uyarınca ana ve babaya sağlık yardımı yapılabilmesi için bunların geçimlerinin sigortalı tarafından karşılanması gerekir. Ne var ki, maddede geçen “geçindirme yükümlülüğü” mutlak anlamda yorumlanmamalıdır
. Emekli Sandığınca, 2022 sayılı Yasa uyarınca ödenen ve yoksulluğa karine oluşturabilecek nitelikteki bu aylıkların, hizmet ve prim esasına dayanmayıp, sadece, sosyal yardım niteliğinde olduğu dikkate alındığında, ana ve babanın, “65 yaş aylığı ya da muhtaçlık aylığı” olarak da adlandırılan aylıkları almalarının, sağlık yardımlarından yararlanmalarına engel teşkil etmeyeceği kabul olunmalıdır. Zira, anılan yasa uyarınca bağlanan aylığın tutarı ve günümüzün ekonomik koşulları gözetildiğinde ana ve babanın geçimini sağlamaya yetmeyeceği açık seçik ortadadır.
Mahkemece; 506 sayılı yasanın 42.maddesi kapsamında davalı …’ın babası …’ı geçindirmekle yükümlü olup olmadığı hususu yukarıda yapılan açıklamalarda gözetilmek suretiyle araştırılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yanılga değerlendirme ile, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 06.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.