YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7387
KARAR NO : 2011/17249
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, ölüm aylığı almakta iken vefat eden sigortalının ölümünden sonra hak edilmeyen toplam 1.851,99 TL aylık tutarının, davalı tarafından haksız yere çekildiği iddiası ile yasal faizi ile birlikte geri ödenmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kaynağının iş hukukuna ilişkin olmayıp, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığı ve davalının da hak sahibi olmadığı gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re’sen ele alınması gereken bir husustur.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. 506 sayılı Kanunun 134. maddesi uyarınca “Bu Kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür” hükmünü getirmiş olup, somut olayda mahkemenin görevini belirlerken, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı almakta iken vefat eden sigortalının ölümünden sonra hak edilmeyen aylık tutarının, davalı tarafından haksız yere çekilmesine ilişkin olup, 506 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan bir uyuşmazlık olduğundan artık haksız yere para çeken davalının sıfatına bakılmaksızın (ölen sigortalının “hak sahibi” veya “mirasçısı” olması aranmaksızın), açılan iş bu davada iş mahkemeleri görevli bulunmaktadır. Bu itibarla; Mahkemece işin esası incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.