YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12002
KARAR NO : 2013/6720
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde Kurum alacağının 5 yıllık zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dosya incelendiğinde; asıl borçlu … … Makinaları San. ve Tic. A.Ş.’nin 11.04.2000-03.06.2005 tarihleri arasında yetkilisi olduğu anlaşılan davacıya, 02.11.2011 tarihinde tebliğ edilen 05.10.2011 tarih ve 1999/5431 takip numaralı ödeme emri ile 1998/9-2007/11, 2000/7-2007/11, 2003/12-2007/11, 1998/9-2003/11 ve 2001/11-2007/2 dönemlerine ilişkin gecikme zammı ile beraber 86.469,09 TL tutarındaki prim, işsizlik sigortası, damga vergisi, eğitime katkı payı ile idari para cezasının ödenmesinin istendiği, davacı tarafından ödeme emrinin tebliğinden itibaren süresinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
01.10.2008 tarihinden önce tahakkuk eden prim borçları nedeniyle davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun hükümleridir. 506 sayılı Kanununun 80. maddesi primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamaya yönelik olup, anılan maddenin 1’inci fıkrası hükmüne göre, işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur. Süresinde ödenmeyen prim ve diğer kamu alacakları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Kurumca tahsil edilecektir. Aynı maddenin 12. fıkrasına göre de; sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.
506 sayılı Kanunun 80. maddesi hükmünün, 08.12.1993 tarihinde yürürlüğe giren 3917 sayılı Kanunla değiştirilmesinden önceki dönemde; prim alacağı ve gecikme zamları yönünden Kurumun alacağı Borçlar Kanunu 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımının başlangıç tarihi ise yine Borçlar Kanununun 128. maddesi gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ve durdurulmasına ilişkin Borçlar Kanunu’nun 132’inci maddesi ile ardından gelen maddeleri de burada aynen geçerlidir.
506 sayılı Kanunun 80. maddesinde 3917 Sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. 6183 sayılı Kanun m.102 ve devamı maddeleri uyarınca zamanaşımı süresi 5 yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılbaşı olarak belirlenmiştir.
06.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanun ile bu konuda yeniden bir düzenleme yapılmış, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi ile birlikte 102. maddesinin uygulanmayacağı hükme bağlanarak 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 10 yıllık zamanaşımı dönemine geri dönülmüştür.
Davaya konu somut olay ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gözetildiğinde; davacının şirket yetkilisi olduğu 11.04.2000 tarihinden, 5198 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 06.07.2004 tarihi öncesine ait dava konusu yapılan kamu alacakları için 3917 sayılı Kanunla getirilen düzenlemenin geçerli olmasına göre, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılbaşından itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakta ise de, 06.07.2004 tarihinden davacının şirketteki yetkilerinin sona erdiği 03.06.2005 tarihine kadar 5198 sayılı Kanun gereğince kamu alacakları 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan, değerlendirmenin, buna göre yapılması gerekirken, yazılı şekilde, eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması, isabetsizdir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.