Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/12193 E. 2013/11780 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12193
KARAR NO : 2013/11780
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

Mahkemesi : Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

KARAR

Davacı iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, “iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereğince, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddeleridir.
Ayrıca, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, hak sahiplerinin yaşı, gelirin kesilme olasılığı ve iskonto oranı gözetilerek belirlenen tutarı ifade etmektedir. 506 sayılı Yasa’nın 92. maddesi ise, “malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir.” düzenlemesini içermektedir.
Eldeki somut olayda; davalı işyerinde mevsimlik çalışan davacının, 07.12.2006 tarihinde meydana gelen iş kazasında %82 oranında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya, bağlanan gelir ve yapılan harcama ve ödemelerin rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davalı işverenin %60, sigortalının %40 kusurlu olduğu kabul edilerek %82 iş göremezlik durumuna göre bağlanan gelir ve yapılan harcama ile ödemeler talebe bağlı kalınarak, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dosya kapsamından; davacının, aynı işyerinde 09.12.1998 tarihinde de ayrı bir iş kazası geçirdiği ve %4 sürekli iş göremezlik durumunda bulunduğu, birden çok iş kazasına uğrama halinde sigortalıya gelir bağlanırken “Balthazard” formülü uygulanmakta olup; her kazaya yansıyan oranının saptanması gerektiği ve sigortalı hakkında bağlanan gelir yönünden 506 sayılı Yasa’nın 92. maddesinin tatbik edildiği gözetilmeden, mahkemece, eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayalı hüküm kurulmuştur.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; 07.12.2006 tarihli iş kazasına ilişkin olarak, sigortalının Balthazard formülüne göre sürekli iş göremezlik oranı tespit edilmeli; 506 sayılı Yasa’nın 92. maddesi uyarınca gelirden indirim yapılıp yapılmadığının tespit edilerek, bu indirimin davalının tazminle sorumlu olduğu ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına da yansıtılması gerektiğinden, gelirin başlangıç tarihi itibariyle 506 sayılı Yasanın 92. madde uygulaması gözetilerek, Kurumdan, 07.12.2006 tarihli iş kazası karşılığı olan ve Balthazard formulü ile tespit edilen sürekli iş göremezlik oranına göre peşin sermaye değerli gelir sorulmalı; söz konusu eksiklikler giderildikten sonra kusur oranına göre karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.