Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/14592 E. 2013/21843 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14592
KARAR NO : 2013/21843
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1) Eldeki davada; davacı Kurum, 09.05.2009 tarihinde davalı işverenin işyerinin terasından düşerek hayatını kaybeden sigortalının, hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle oluşan sosyal sigorta yardımlarının rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı işverenin 20 metre yüksekliğinde 3 katlı binada faaliyet gösterdiği lokanta işyerinde bulaşıkçı olarak çalışan sigortalının, 09.05.2009 tarihinde saat 09.00 sıralarında, binanın terasından düşmesi sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, sigortalının eşinin, ceza soruşturması aşamasında kollukta alınan ifadesinde, sigortalının hastanede kendisine maddi sıkıntılar nedeniyle intihar ettiğine ilişkin açıklamada bulunduğunu beyan ettiği, yine dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarında; sigortalının ailesiyle ilgili problemleri olduğunu, psikolojik içerikli ilaçlar kullanıldığını beyan ettikleri, dosya kapsamında alınan kusur raporunda ise, bilirkişinin sigortalının olaydan önce herhangi bir belge veya yazılı ikrar bırakmaması nedeniyle olayı intihar olarak değerlendirmeyerek, davalı işveren hakkında %70, sigortalı hakkında %30 kusur izafe ederek rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalı işverenin %70, sigortalının %30 kusurlu olduğuna dair düzenlenen kusur raporuna istinaden, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; sigortalının ölümünün intihar olup olmadığı araştırılarak tespit edilmeden ve yetersiz bilirkişi raporuna istinaden mahkemece hüküm kurulması, eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayalı olup, usul ve yasaya aykırıdır.
2) Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesinin birinci fıkrasında, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareket sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri
tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği açıklanmıştır. Anlaşılacağı üzere, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 506 sayılı Kanunun 26. maddesindeki ibareler, Kanun koyucu tarafından 21. maddeye aynen, yerleştirilmekle, buna göre, sigortalı veya hak sahipleri tarafından açılan tazminat davasında kesinleşen kusur raporunun, Kurumca açılacak rücu davası bakımından da benimsenmesi, sonrasında, gelirlerin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerleri ile yargılamada yöntemince hesaplanacak maddi zarar karşılaştırması yapılıp, düşük (az) olan tutarın, sorumluların kusur oranı toplamına uygulanarak hüküm kurulması gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda, sigortalının gerçek zararı (dış tavan tutarları) saptanarak gelirlerin ilk peşin sermaye değerleriyle gerekli karşılaştırma yapılmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.