YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15398
KARAR NO : 2013/20856
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 2002/4847 Bakanlar Kurulu kararına ve 29.12.2006 tarihli resmi gazetede yayınlanan yürürlüğe giren 5565 sayılı 2007 yılı Merkez Yönetim Bütçe Kanunun 30. maddesinin 6. bendine göre emeklilik aylığının arttırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne; davalı Kurum tarafından davacıya yapılması gereken eksik zamdan kaynaklanan 1.500,00 TL farkın 10.01.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdantahsiline, karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı olan ve 01.01.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5565 sayılı 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 30’uncu maddesinin 6’ncı fıkrasında; “506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre gelir ve/veya aylık ödenenlere, bu kanunlar gereğince ödenmekte olan gelir ve/veya aylık tutarlarında (506 sayılı Kanuna göre gelir ve/veya aylık ödenenlerin bu Kanunun geçici 76’ncı maddesine göre yapılan telafi edici ödemeler dahil), 2006 yılı için 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanuna göre yapılan yıllık kümülatif artış oranı ile aynı dönemde memur aylıklarında katsayıların yükseltilmesi suretiyle yapılan kümülatif artış oranı arasındaki farkı telafi edecek şekilde hesaplanacak fark tutarları 2006 yılı Temmuz – Aralık ayları ödeme dönemleriyle sınırlı olmak üzere bir defada ayrıca ödenir. 2006 yılı ikinci altı aylık döneminde altı aydan daha az süreyle gelir ve/veya aylık almış olanlara yapılacak ödemelerde fiilen yararlanılan gelir ve/veya aylık ödeme döneme sayısı dikkate alınır. Bu şekilde yapılacak ödemenin bir aylık tutarının 2006 yılı Aralık ayı ödeme dönemi gelir ve/veya aylık tutarına ilave edilmesi sonucunda bulunacak tutar, 2007 yılı Ocak ayı ödeme döneminde yapılacak artışlara
esas alınır.” düzenlemesi bulunmaktadır. Söz konusu düzenleme uyarınca Kurumun 29.01.2007 tarih 2007/8 sayılı Genelgesinde bu yasal düzenleme dikkate alınarak 2006 yılı memur aylıklarında kat sayı yükseltilmesi nedeniyle kümülatif artış %7,5 oranında gerçekleşmesine rağmen aynı dönemde 5454 sayılı Kanuna göre 506 ve 2925 sayılı Kanunlara göre ödenen gelir ve aylıklardaki kümülatif artış oranı %6,09 oranında gerçekleştiğinden aradaki farkın kapatılması için %1,33 oranında artış yapılmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının yaşlılık aylığının da %1,33 oranında artırıldığı konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı halde bilirkişinin hesabına göre bu artış oranı farkının %3,58 olduğu kabul edilerek sonuca gidildiğinden, mahkemece resmi Kurumlardan bu kümülatif artış oranlarının açıkça kaç olduğunun sorulup aylığa yansıtılacak fark oranın belirlenmesi gerekirken denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi isabetsizdir.
Yapılacak iş; 5565 sayılı 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun 30. maddesinin 6. fıkrasında öngörülen yıllık kümülatif artış oranlarını ilgili resmi Kurum ve Kuruluşlardan (TUİK, Maliye, Emekli Sandığı gibi) sormak, Kurumun bu Yasa’ya dayanarak çıkardığı 2007/8 sayılı Genelgedeki %1,33 fark artış oranı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen %3,58 fark oranın neden çelişkili olduğu da bilirkişiye açıklattırmak suretiyle, davacının aylığında bu yasa uyarınca uygulanması gereken artışın yapılıp yapılmadığı, varsa eksik kısmının belirlenmesi için alanında uzman bilirkişi yada bilirkişi heyetinden rapor almak suretiyle sonuca gitmektir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.